2023-2024 eğitim öğretim yılı kapsamında düzenlenen Okul Sporları Faaliyetleri çerçevesinde Kırıkkale’de gerçekleştirilen Geleneksel Çocuk Oyunları Şenliği'nin 2. aşaması olan ortaokul kademesi yarışmaları büyük bir coşkuyla başladı. Kırıkkale Başpınar Merkez Sentetik Sahasında yapılan etkinlikte, 20 ortaokuldan toplam 270 sporcu bir araya geldi.

Etkinlik kapsamında öğrenciler dört farklı geleneksel çocuk oyununda yarıştı: Yağ Satarım Bal Satarım, Mendil Kapmaca, Kaleli Yakan Top ve Tombik. Her bir oyun, öğrenciler arasında hem rekabeti hem de dostluğu pekiştirirken, geleneksel çocuk oyunlarının da yaşatılmasına katkıda bulundu.

Kırıkkale Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, yarışmalara katılan tüm okullara başarılar dilerken, etkinliğin amacının sadece kazanmaktan ziyade çocukların bedensel ve zihinsel gelişimlerine katkı sağlamak olduğunu vurguladı. Müdürlük yetkilileri, çocukların spor yaparken eğlenmeleri ve geleneksel oyunlarımızı yaşatmalarının sevindirici olduğunu belirtti.

Bu tür etkinliklerin, çocukların sportif faaliyetlere katılımlarını artırarak fiziksel sağlıklarını desteklemenin yanı sıra sosyal becerilerini geliştirdiği de göz önünde bulunduruluyor. Geleneksel oyunların tekrar gündeme gelmesi, hem öğrencilere hem de topluma kültürel değerlerimizi hatırlatıyor ve koruma bilincini aşılıyor. Yarışmalara katılan okullar ve sporcular, şenlik boyunca sergiledikleri performanslarla izleyicilere keyifli anlar yaşattılar. Kırıkkale’de spor ve eğlence dolu bu günlerin devam etmesi bekleniyor.

Etkinlik boyunca emeği geçen tüm öğretmenler, antrenörler ve gönüllüler, çocukların bu anlamlı organizasyona katılımlarını sağlayarak, onların spor sevgisini pekiştirdiler. Geleneksel Çocuk Oyunları Şenliği, ortaokul kademesi yarışmalarının ardından, öğrencilerin hatıralarında güzel anılar bırakırken, sporun ve geleneksel oyunların ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermiş oldu.

Kırıkkale’de kurbanlık hayvanlara keman çalıp şarkı söylüyor Kırıkkale’de kurbanlık hayvanlara keman çalıp şarkı söylüyor

Haber: Burak Can

Kaynak: burak can