Sigaraya – Alkole zam; içmesinler…

Mazota – Benzine zam; toplu taşıma kullansınlar!

Maaşlar az beyin göçü yaşanıyor; Yolları Açık Olsun!

Atanamayan öğretmenler kasiyerlik yapıyor; doğru tercih yapsalardı!

Emekli maaşı açlık sınırının altında; çalışsınlar!

Açıklanan buğday fiyatları çok az; Neyinize yetmiyor!

Suriyeliler güvenlik sorunu; onlar Müslüman kardeşlerimiz!

Afganlar ülkemize akın ediyor; Afganlar olmasa hayvancılık biter!

Yahu bu ülkede yaşamanın en kolay yolu Suriyeli, Afganlı, Iraklı veya Afrikalı olmak. Şimdi bunları söylüyoruz diye ırkçı ilan ediliyoruz ama gerçekten öyle!

Kırıkkale’de kurban kesim yerleri belli oldu Kırıkkale’de kurban kesim yerleri belli oldu

Açlık sınırının altında emekli maaşı veya asgari ücret var, ekonomi bakanı kötü günler geride kaldı diyor. Doktorlar, mühendisler ülkede iş bulamıyor, refah seviyeleri düşük, Avrupa’ya beyin göçü yapıyor diyorsun Cumhurbaşkanı yolları açık olsun diyor. Sigaraya, alkole birbiri ardına zam yapılıyor, bıraktırmak için yapıyoruz diyorlar. Mazot, benzin fiyatları aldı başını gitti diyorsun, karayollarındaki arabaları gösterip pahalı olsa bu kadar araba olur mu diyorlar!

Ya hu daha dün, buğday alım fiyatı açıklandı. Açıklanan rakam el insaf dedirtti! 2023’te ortalama mazot fiyatı 26 lira, 2024 yılı ilk beş ay ortalaması 40 lira 60 kuruş! Peki buğday? 2023’te 8 lira 25 kuruş, 2024’te 9 lira 25 kuruş. Üstelik bu rakamlar normal vasıflı buğday fiyatı, ofisin önüne buğdayınızı getirdiğinizde vasıfsız kategorisine giriyor ve 1 lirada oradan gidiyor. 2023’te mazot fiyatı 26 lira iken 2024’te yani şu an 40 lira ama buğday fiyatı 8 lira 25 kuruş iken şimdi 9 lira 25 kuruş. Bir çiftçi gelir gider hesabı yaptığında karşına gelen en büyük gider kalemi mazot ve gübredir, gübre fiyatlarındaki artışında mazottan farkı yok. En büyük gider kaleminiz 2 katı artmışken, gelir kaleminizin de iki katı artması gerekmez mi? Yani hakkaniyet olsa buğday alım fiyatının 16 lira 50 kuruş olması gerekmez mi? Gerekir ama 9 lira 25 kuruş olarak açıklandı!

İşin kötüsü ne biliyor musunuz? Ak Partili bazı siyasetçilerin ağzınıza da yüzünüze de çok muamelesi yapması. Muhalefette olsa buğday fiyatları için iktidara olmadık hakaretleri edecek siyasetçilerin, eline kâğıt kalem alıp, yalan yanlış rakamlarla karlılık hesaplaması yapıp daha ne bekliyorsunuz demesi… Üstelik bu siyasetçi öyle kötü bir insan değil, gayet başarılı bulduğum, sevdiğim bir insan, ticari faaliyetlerinde gelirlerinin yüzde 90’ınını çiftçiden kazanan, kendisi de çiftçilik yapan bir insan. Seçmeninin çok büyük çoğunluğu çiftçilik yapan bir insan. Yani bu fiyata en çok tepki göstermesi gereken kişilerin başında gelen bir insan.

100 dönümlük arazi üzerinde karlılık hesaplıyor sevgili başkan. Bir dönüm mazot maliyetini 8 litre belirliyor, sanırım kendi traktörü hibrit, yarı su yarı mazotla çalışıyor! Tohum gideri yok, işçilik hiç yok! 100 dönüm arazinin giderini 99 bin 492 lira buluyor. Gelir hesabını da 202 bin 500 lira buluyor ve 103 bin lira kar çıkartıyor, karlılığa bir de pirim ödemesini ekliyor 142 bin 375 lira kar ediyorsun diyor ve elinize de yüzünüze de çok muamelesi yapıyor!

Gel tersten yapalım başkanım hesabı, hatta ve hatta sizin rakamlarınızla yapalım. Kırıkkale karasal iklimde olan bir yer, bir dönümden 225 Kg buğday alındığını varsaydığınıza göre sizde karasal iklim kurallarına göre yapmışsınız hesabınızı. Biliyorsunuz karasal iklimde toprak su dengesi yeterli olmadığı için, tarlalar bir sene nadasa bırakılır. Şimdi kendimizi 100 dönümle falan kısıtlamayalım, toprak ağası muamelesi yapalım ve 1.000 dönüm arazimiz olduğunu (1.000 dönüm afaki rakam sevgili okurlar, maddi değeri 40 – 50 milyon lira yapar) varsayalım. Sizin hesaba göre 2 yılda 1 milyon 423 bin 75 lira kazanıyoruz. Yıllığa vurursak 711 bin 537 lira aylığa vurursak 59 bin 294 lira… 1.000 Dönüm gibi afaki arazisi olan bir vatandaş, memleketin üretimine sizin hesabınızla 225 ton üretim yapan bir vatandaş, bir çiftçi bir işçi maaşı alamıyorsa neden o kadar eziyet çeksin? Neden üretime katkı yapsın? Neden traktördü, gübreydi, tohumdu, ilaçtı riske girip borca girsin? Neden tarlasını sigortalasın? Üstelik 1000 dönüm araziyi işçi olmadan işleyemez, en azından oğlu kızı işin içinde olur, 60 bin lirayı iki aileye bölsen 30 bin lira yapmıyor Sayın Başkan, bir insan 30 bin lira için neden bu kadar eziyetin altına girsin?

Gider miktarını 100 dönüme 99 bin 492 lira yazmışsınız, bence çok daha fazla da neyse. Zengin olup 40 – 50 milyon değerinde 1000 dönüm araziniz olsa 1 milyon para bağlıyorsunuz iki yılda 1 milyonu bankaya yatırsanız size iki yılda 1 milyon daha veriyor, tarlaları kiraya verseniz çiftçilikten çok çok daha fazla para kazanıyorsunuz.

Yapmayın devlet büyükleri, hor görmeyin bu kadar işçiyi, çiftçiyi, emekliyi! En azından Suriyeli, Afgan, Afrikalı kadar değer verin! Zaten köylerde insan kalmadı, Köye Dönüş projeleri yapıp duruyorsunuz 2 yıl daha fiyat politikanız böyle olursa üretim en az yarı yarıya düşer, dışardan getirdiğiniz Suriyeli kadar da buğday alırsınız!

El İnsaf, El İnsaf, El İnsaf…
 

Editör: Çağlar Atmaca