Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Ramazan Bayramı öncesinde Cumhurbaşkanından randevu istediğini açıkladı ve Türkiye’de yeni bir gündem peydah oldu.

Acaba Cumhurbaşkanı Erdoğan randevu talebine olumlu ya da olumsuz karşılık verecek miydi?

Kırıkkale’de kurbanlıklara sıkı denetim Kırıkkale’de kurbanlıklara sıkı denetim

Üzerine çok düşünülmüş olsa gerek gecikmelide olsa randevu talebi olumlu karşılık buldu ve iki lider Ak Parti Genel Merkezinde bir araya geldi.

Ancak işin ilginç yanı Özgür Özel Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan randevu istemişti, Erdoğan ise Ak Parti Genel Merkezinde Ak Parti Genel Başkanı olarak Özel’i misafir etti.

Üzerine çok konuşuldu; boş koltuk, içeride konuşulanlar, Erdoğan’ın Özel’e 15 Temmuz Gecesinde duruşu için teşekkür etmesi, Özgür Özel’in 15 Temmuz’u tiyatro olarak görmediğini söylemesi görüşme üzerine tartışılan konulardı. O kadar ileri gitti ki tartışmalar, Erdoğan’ın makam odasının değiştiğine kadar haberlere konu oldu…

Özgür Özel’in ziyaretinde Erdoğan’ın, “müsait bir zamanda biz de CHP’yi ziyaret edelim” dediği de ifade edilmişti.

Nihayetinde Erdoğan, basın mensuplarına açıklamalarda bulunurken siyasetin yumuşama dönemine girdiğini ifade ederek, “Ben de Özgür Bey’e ilk fırsatta böyle bir ziyaretin karşılığını yapacağımı söyledim. Türkiye’nin buna ihtiyacı var!” dedi.

Evet, Türkiye aşırı kutuplaştı! Özellikle Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 50+1 şartı bu kutuplaşmayı aşırı körükledi. Türkiye gibi çok partili ülkelerde yüzde 50+1 şartı siyasi partileri ittifaka, ittifakları da kutuplaşmaya itiyor.

Kaldı ki Türkiye kolay günlerden geçmedi. Gezi Olayları, 17-25 Aralık Olayları, 15 Temmuz Darbe Girişimi, Suriye meselesi, Suriyeli meselesi, kaçak, göçmen ve sığınmacı sorunları ve nihayetinde aşırı dozda yaşanan ekonomik kriz…

Böyle bir ülkede kutuplaşmamak elde değil! Böyle bir ortamda liderlerin ortamı yumuşatmaya çalışması, normalleşme sürecine girmeye çalışması gerçekten çok güzel davranış. Türkiye için bu bir fırsattır, evet Türkiye seçimsiz bir dönemin içerisinde. Normal tarihte yapılırsa şayet ilk seçime daha 4 yıl var. Normalleşmek için bu fırsat kaçırılmamalı. Şayet yeni Anayasa yapılacaksa bu anayasa süreci tartışmalar eşiğinde değil uzlaşma kültürüyle yürütülmeli. Umarım liderler samimidir ve bu normalleşme topluma da yansır…

Ancak anormal şeyler yok mu?

Bugün iktidara yakın gazeteler ve gazeteciler Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu arasına nifak sokmaya çalışmıyorlar mı? Özgür Özel’i gölge başkan gibi gösterip, hırslandırmaya çalışmıyorlar mı?

Ya da muhalif yazarlar, gazeteler ve gazeteciler Erdoğan’ın normalleşme adımlarının arkasında bit yeniği aramıyorlar mı? Kimisi yeni anayasa için Özel’i yanına çekmeye çalışıyor, kimisi Özgür Özel’i büyüterek bir dahaki seçimde rakibini kendisi seçiyor demiyor mu?

Normalleşme denen süreçte tarafların bu davranışları anormal değil mi?

Açıkçası bana da samimi gelmeyen şeyler var…

Anormal gördüğüm davranışlar var…

Türkiye Siyasetinde çok acil yumuşama dönemine girilmeli ve adalette, eğitimde, ekonomi de normalleşme sürecine girmeliyiz, siyasi partilerimiz uzlaşma ve istişare ile hareket etmeli.

Bakın daha yakın tarihte muhalefet EYT’yi çıkartacağını söyleyerek popülist adımlar attı. İktidar baskının karşısında hamle yaparak EYT’yi çıkarttı. Oysa Türkiye Ekonomisi buna müsait değildi ve zaten devletin kasasına bunun zararı olmadı. Çünkü, EYT’lilere verilen maaşlar, emeklilerin maaşından kesilerek verildi. Yani bugün 20 bin lira maaşı olması gereken emekli 10 bin lira alıyor ve bir EYT’linin maaşını ödüyor. Sonu düşünülmemiş bir adımdan ötürü milyonlarca emekli maaşının tamamını kiraya veriyor ve açlık sınırının altında yaşamını idame etmeye çalışıyor.

Oysa daha en başında muhalefet bu konuda popülist olmayı tercih etmeseydi, devlet aklıyla düşünseydi, ülkenin ekonomik durumunu göz ardı etmeseydi ve bunu siyasi malzeme yapmasaydı emekliler bugün bu kadar perişan olmayacaklardı! Doğru ya bazıları, iyi ki böyle olmuş, kızgın emekli sandığa gitmedi AK Parti yerelde iktidar olamadı diyebilirler. İşte bu düşünce yapısı yani önceliği devleti olarak görmeyip, partisi olarak görenlerin ülkesinde kutuplaşma çok normal değil mi? Anormal olan onların normalleşmiş gibi davranması değil mi?

Muhabir: Çağlar Atmaca