ZEYTİN DALI 2

Spiker soruyor biraz sonra Afrin´e operasyona gideceksiniz, ne düşünüyorsunuz diye…

- 3 aylık evli olduğunu, eşinin 1 aylık hamile olduğunu, eşini ve çocuklarını komşulara emanet edip bu kutsal görev için koşarak geldiğini söylüyor… Mehmetçik…

Bir diğerinin annesi ile telefon ile canlı bağlantıya giriliyor…

_ Oğlumun birini, doğudaki çatışmalarda şehit verdim.. şimdi de bu oğlum Afrin´e gidiyor..

Ona… ya teröristleri oralardan temizleyin yada sende şehit ol… yoksa hakkımı helal etmem… dedim… diyor…

-Bir başkası vatan savunması için gidiyoruz… oraya giderken içimiz aşk la dolu biz savaşa değil, bayrama gidiyoruz diyor…

Bu milletin evladı, Dün, sultan Alparslan Malazgirt´te, Bizans keferesine karşı savaşırken de yiğitti.

Dün, fatih sultan Mehmet İstanbul surlarına dayandığı zaman da bu milletin evlatları yigitti, Dün, kurtuluş savaşında kendi cenaze namazını kılarak ölümün üstüne bir gül bahçesine girer gibi giderken de yiğitti…

Diyorlar ki, neden bu savaşta Amerika sessiz, Avrupa çaresiz, dünya ilgisiz kalıyor. Neden Türkiye ye çok şiddetli tepki göstermiyor diyorlar… Neden mi sessiz kalıyor. Söyleyeyim. Irak savaşında, üç tane coni öldü diye.

Ortalığı birbirine katan, Beyaz Sarayın önünde günlerce eylem yapıp, Amerika hükümetinin anasından emdiği sütü burnundan getiren Amerikan kamuoyunun neler yaptığını bilen dünya…

Bizim aslanların ölümün üstüne gülerek gittiğini görünce…

Bu Türklerin ayranı kabardı bundan sonra kime ne yapacakları belli olmaz diye… Seslerini çıkarmaya ondan korkuyorlardır…

Benim asıl üzüldüğüm aslında o değil…

200 yıllık mazisi ve atası kafa derisi yüzmekle maruf “ oturan boğa” olan bir devlet… Nasıl olacakta taa 4000 yıl önce,

Hükümdarı, “ yukarda gök delinmedikçe aşağıda yer çökmedikçe Türk´ün adeletini ve gücünü dünyaya kabul ettirene kadar kılıcımı sallayacağım…diyen bir devlete…

Yıllarca başımıza bela olan bölücü örgütün uzantılarını temizlemeden, ve zavallı bir milletin mensuplarını selamete çıkarmadan, taa 4000 yıl önce Başbuğ Atilla´nın vaat ettiği adaleti sağlamadan,,,

Susmayı, yerinde oturmayı, girdiği yerlerden çabuk çıkmayı, dikte ederek ve kabul ettireceğine inanıyorlar !...

İşte bende bunu anlamıyorum…