Ortadoğu ülkeleri hangileridir? Tüm Ortadoğu ülkeleri Ortadoğu ülkeleri hangileridir? Tüm Ortadoğu ülkeleri


Kırıkkale Üniversitesi Mavi Salonda gerçekleştirilen 1. Uluslararası Ortadoğu Sempozyumu programına Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler'in yanı sıra Kırıkkale Valisi Ali Kolat, Kırıkkale Belediye Başkanı Mehmet Saygılı, Kırıkkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Yıldız, rektör yardımcıları, Emniyet müdürü Hasan Onar, Jandarma Alay Komutanı Albay Harun Karabulut, il müdürleri üniversite öğrencileri katıldı. Programda katılımlarından dolayı ve açılış konuşmasından dolayı ABD Duke Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ebrahim Moosa'a ödül verildi. Moosa yaptığı açılış konuşmasında 'Arap Baharı Sonrasında Müslüman Siyasi Teoloji; Ahlaki Olanın Yeniden İnşası' konusunda kısa bir seminer verdi.

Kültür ve Medeniyetlerin beşiği olan bir coğrafyadır

Kırıkkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Yıldız, Türkiye ve Dünyanın farklı ülkelerinden katılanlara teşekkür ederek konuşmasına başladı. Kırıkkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Yıldız da konuşmasında, sempozyuma 20 yabancı ülke ile ülkemizden de 30 üniversiteden bilim adamının, akademisyenin ve araştırmacının katılacağını belirtti. Yıldız 'Sempozyumun konusu hem bölgemiz hem de ülkemiz için oldukça önemli bir başlık. Bu nedenle büyük bir ilgiye mazhar olmuştur. 20'nin üzerinde farklı ülke, Türkiye'den 30 üniversite ve kurumdan çok sayıda araştırmacıyı bir araya getiren bu sempozyumda bölge ile ilgili Siyaset, Ekonomi Edebiyat, Güzel Sanatlar ve çeşitli alanlarda yapılan çalışmalar paylaşılacaktır. Orta doğu bölgesi Tarihi, Coğrafi, Siyasi, İktisadi ve Kültürel açıdan Dünyanın en önemli bir bölgesidir. 3 kutsal dinin Yahudiliğin, Hıristiyanlığın ve İslamiyet'in doğdu kadim İnanç, Kültür ve Medeniyetlerin beşiği olan bir coğrafyadır .Bölge ile güçlü tarihi kültürel ve sosyal bağları bulunan Türkiye'nin siyasi ve ekonomik ilişkileri de giderek artmakta, bölgede ortaya çıkan olaylar Türkiye üzerinde doğrudan etki yaratmaktadır. Güncel olarak bölgede önemli sıcak gelişme ve olaylar yanaşmaktadır. Bütün bölge, ülke ve halklarını etkileyen Arap baharı olarak nitelendirilen dönüşüm demokratikleşme süreci sancılı bir şekilde yaşanmaktadır. Gelişmeler yer yer acılara, kaoslara çatışmalara ve bölünmelere yol açıklamaktadır. Türkiye gayrisafi milli hasılasını 10 yılda 236 Milyar Dolar'dan, 786 Milyar Dolara çıkarmış kişi başı milli geliri 10 Bin doları geçmiş güçlü ekonomisi, çok partili demokratik ve laik rejimi ile bölge için önemli bir ilham kaynağı olmuştur' ifadelerini kullandı

Bizim bölgede daha büyük bir rol ve misyona zorlamaktadır

Rektör Yıldız 'Muafık mualif herkesin kabul ettiği gibi Türkiye'nin bölgeye yönelik politikası inisiyatif alan sorunların çözümlerinde aktif rol üstlenen bir anlayışla yürütülmektedir. Bu duruş bölge yönetim ve halkları tarafından Türkiye'ye olan ilgiyi ve Türkiye'den beklentileri de önemli ölçüde etkilemektedir. Aslında inanç coğrafi ve tarihimizin bizim bölgede daha büyük bir rol ve misyona zorlamaktadır. Üniversitemiz orta doğu konusuna özel bir ehemmiyet vermektedir. İktisadi ve İlimler Fakültemizin Uluslararası İlişkiler Bölümünün akademisyenleri orta doğu ile yakından alakalı bilim adamlarıdır. Lisans düzeyinde, Yüksek Lisans düzeyinde ve Doktora düzeyinde orta doğu ile ilgili dersler ve araştırmalar yapılmaktadır. Yine üniversitemizin öneli bir özelliği bölgenin 2 temel dili olan Arapça ve Farsça ile ilgili programlar bulunmaktadır. Üniversitemiz Fen Edebiyat Fakültesinde Arapça ve Farsla Mütercimlik Tercümanlık Programları tüm kontenjanlar dolu olarak gençleri yetiştirmektedir. Türkiye'nin buna büyük ihtiyacı olduğunu düşünerek bu çalışmaları yaptık' şeklinde konuştu.

Dünya tarihini en çok etkileyen değişimler

Programda konuşan Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Doç. Dr Şamil Öcal Bilgi ve insan arasındaki derin bağların devreden çıkardığı anlamın ve amacın insana iliştirilmediği bir çağda Ortadoğu artık her gün her bir parçası ile yüreğimizi dağladığını belirtti. Öcal ' Orta doğu ile ilgili kadim acılarımıza yeni acılar ekleniyor ve çoklu trajediler karşısında hangi derdimize yanacağımıza şaşırmış vaziyetteyiz. Ortadoğu ilk defa Jeopolitikçi Maham tarafından Arabistan ile Hint yarım adaları arasında kalan ve büyük önem taşıyan bölge için kullanılmıştır. Bu kavramın tarihi ile ligli çalışmalar yapan Devilson Ortadoğu'yu İslam dini etrafında dolaşan jeopolitik bir birim olarak tanımlamıştır. Ama Ortadoğu aynı zamanda Osmanlıdan kalma mirasın tarihi olarak zihinde yer edinmiştir. Ortadoğu'da süreklilik arz eden şey Evrensel değerlerin taşıyıcısı olarak bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış olmasıdır. Ama Ortadoğu aynı zamanda ticaret kültür inanç çok yönlü bir etkileşimin sonucu olarakta dünya tarihini en çok etkileyen değişimlerin yaşandığı yer olmuştur.Ortadoğu hem kendi iç gelişmeleri ile hem de dış müdahalelerle her zaman dinamik bir yapı teşkil etmiştir.Aslında modern dönemlerin son iki yüz yılını hariç tutacak olursak Ortadoğu tarihin merkezinde yer almıştır.Son dönemlerde demokrasi ve özgürlük talepleri ile trajik boyutlara varan iç çatışmalar, askeri darbeler,toplu idam kararları ile gündeme gelen Ortadoğu süreklilik ve değişim teması ile çok yönlü olarak üç gün boyunca değerli araştırmacılarımız tarafından tartışılacaktır. Böyle bir toplantıyı bir çok kurumun destekleri ile gerçekleştirdik' ifadelerini kullandı

Sarsılmaz denen yapılar sarsıldı

Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Emrullah İşler de Osmanlı Devletinin yıkılmasından sonra Ortadoğu'da müstakil birer devletler olarak bu coğrafyada yeni devletlerin oluştuğunu, Arap halkının dış baskıların etkisinde birçok sıkıntılar yaşadığını belirterek, Arap Bahar'ının bu olumsuz sonuçların neticesinde ortaya çıktığını belirtti. Başbakan yardımcısı İşler 'Arap halkları yıllar boyu süren baskılara, zorbalıklara, haksızlıklara hayal kırıklıklarına, ekonomik, siyasal ve sosyal başarısızlıklara yeter demek için sokaklara dökülmüştür. Arap halkları despot rejimlerce her türlü insani haklardan mahrum bırakılmış, açlık ve sefalet içinde yaşamaya zorlanmıştır. Arap Baharı işte bu tarihsel sürecin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Nitekim sokağa dökülen halklar demokrasi, özgürlük ve ekonomik iyileşme talebiyle sloganlar atmışlardır. Ortadoğu büyük ve köklü bir değişim sürecinden geçiyor. Bu değişimin görünen yüzü bugün Arap Baharı denilen süreçtir. Sürecin başladığı güne dek, otoriter rejimlerin dünyadaki tüm değişim dalgalarına karşı koyarak ayakta kalmanın yolunu hep bulduğu bölgede kentli orta sınıfların başını çektiği bir özgürlük ve demokrasi hareketi ve sarsılmaz denilen birçok yapıyı sarstı ve bir anda hem bölgenin hem de dünya siyasetinin niteliğini değiştiren bir boyut aldı. Her yüzyılın ilk çeyreğinde dünyayı dizayn etmeye çalışan küresel güçler, iradeleri dışında cereyan eden söz konusu uyanış hareketlerine müdahil olma gayreti içine girdiler' ifadelerini kullandı.Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Emrullah İşler Türkiye olarak kendi geleceğine sahip çıkan fikirlerin yanında yer alındığını, evrensel ve demokratik siyasi anlayışla gelişmelere sahip çıkıldığını söyledi.

Hediye verildi

Daha sonra ABD Duke Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebrahim Moosa ' Arap Baharı Sonrasında Siyasi Teknoloji; Ahlaki Olanın Yeniden İnşası' konulu bir konuşma yaptı.Konuşmaların ardından Kırıkkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Yıldız tarafından günün anısına Prof. Dr. Ebrahim Moosa'ya bir hediye verildi ve toplu fotoğraf çektirildi.

Editör: Manşet Gazetesi