KISSADAN HİSSE!..

KISSADAN HİSSE!..

Yorgundum,

Biraz da uyuşuk,

En çok üşengeçliğimden gitmedim iki adım ötedeki telekom´a,

 Orta bire henüz başlamış oğlumu çağırdım telefon faturasını yatırsın gelsin bir koşu diye.

Unuttum akşam dekontu almayı,

Bir daha da aklıma gelmedi.

Taa ki, ertesi ay “borcundan dolayı telefonunuz kesilmiştir” duyurusu alıncaya kadar.

Nitekim;

Oğlanı çağırdım dükkana,

Faturanın akıbetini sordum,

Dedi yatırdım!..

Hani makbuz?!

Em dedi, küm dedi,

Bilmiyorum, nereye koydum hatırlamıyoruma bağladı.

Ancak;

Hareketler,

Mimikler,

Ses tonu ve vurgular işin pek de hatırlanmayacak bir şey olmadığını ayan beyan anlatıyordu anlamak istemeyene bile…

Fırsat tanıdım inanarak söylemediği yalanı değiştirmesi için.

 Nuh dedi ya bir kez,

Asla peygamber demez,

Ve demedi de!..

İnatlaştık!..

O günü başa sardırıp vardık telekom´a.

Kim aldı senden parayı?

!!!!

-baba yalan söyledim, meydanda ki boyacılar aldı elimden!..

Meydana geldik,

İştima ettim nerdeyse boyacı çocukları hepten, onlar da değil.

Simitçi dedi,

Iıı ııhh!..

Ve

Nihayetin de;

Oğlum aklına gelen her türlü yalanı söyleyebilirsin çünkü  bu gün senin günün. Ben de sana inanmaya hazır babanım. Benden akıllı,  benden kurnaz, benden tecrübeli, benden daha pratik olduğuna inanıyorsan yanılıyorsun,  sandığın kadar aptal değilim. Sana inanmışlığım, sana olan sevgimden, seni sahiplenmişliğimdendir. Yoksa senin benden daha akıllı olduğundan falan değil, dedim.

Az biraz düşünceli,

Daha çok mahcup, “baba amcamın çocukları ile atari salonuna gidip oyun oynadık dedi sonun da”

!!!!!!

Geçtiğimiz hafta MKE işçisi iki delikanlı ile sohbetimiz oldu fabrikalarının özerkleşmesi konusun da…

Abi dedi birisi;

MKE´ nin aslında özelleştirme çalışmasının ilk aşamasının anonim şirket olduğunu hepimiz biliyoruz. Hatta, ilgili maddeler içerisine gizlenmiş ortaklık bendinin birilerinin fabrikasını kurtarmaya yada o birilerine komple fabrikayı  devretmeye hazırlanmanın  ilk ayağının olduğunu da  biliyoruz.

 Sendikacıların  ve cumhur ittifakı vekillerinin “sözüm ona maaş iyileştirme, sosyal hak düzenleme, işçi alımı ve diğer bal-kaymak vaatlerinin yalan olduğuna kadar biliyoruz hatta!..

lakin inanmışlığımız,

babanın evlada sevgisi gibi geçmişten gelen alışkanlık,

 Sendika bilinci,

Daha çok korkudur bizim!..

Ancak,

Aptal değiliz!..

Ve zaten, hiç biri de akıllı değil bizden sendikacıların!..

Karşılıklı bir tiyatro kurduk yalan rüzgarından, hepimiz birbirimize rol kesip duruyoruz sonun da şarteli indireceğimizi bile bile…

Kısadan hisse!..