BURNUNUN DİREĞİ!..

Lağım patladı diyor ya hani birileri,
Ortaya saçılan rüşvet,
Zimmet,
Görevi kötüye kullanmak gibi nice nice olaylar için;
Hah!..
Onlar lağım patlağı falan değil…
Onlar,
Yirmi yılda yurdum insanın ilmek ilmek,
İnce ince,
Adeta bir iğne oyası gibi kare kare işlenerek giydirildiği  karaktersiz, onursuz ve gurursuzluk elbisesinin yırtılıp çıplak bedenin sere serpe ortaya çıkmasıdır.
Daha doğrusu kokuyu bilmem ama patladı denilen şey bence;
Kılavuz istemeyen köyün kenarına gelmesine rağmen necip milletimin, tüm bu yaşananlar kendi dışındaymış,
Soyulan,
Dövülen,
Aşağılanan,
İtelenen-ötelenen insanlar  başka başka ülkelerde yaşıyormuş,
Hatta
Başka başka dünyalarda yaşanıyormuşçasına tüm olaylar,
Duyarsız,
Tepkisiz,
İlgisiz kalmasının din, bayrak ve millet eldiveni ile yüzlerine çarpma sesidir bence..!
Lakin
Yine de kime ne gam!..
Dedim ya;
Toplum yirmi yılda kendi kazancını kendi yiyebiliyorken,
Dahası,
Artanını paylaşıma açıyorken,
Hep bana rab bana noktasına getirildi, durum bu!..
2002 de başladıkları maratonun startını eğitimde ve sağlıkta fırsat eşitliği pankartı ile vermişlerdi, 2022 yılı parası olanın eğitildiği, parası olanın sağlıklı yaşayabildiği yıl oldu artık…
Hal böyle olunca henüz 2023 varmadan adaletin de  gözleri açılmış oldu.
Ee, adaleti temsil ettiği figürlenen hanımefendinin gözleri açılınca da 
Elindeki teraziyi zenginin kefesinin doğrultusunda ağırlaştırması doğallaştı tabi ki.
Neticede ülke olarak biz de,
Eskiden yakalanmaktan,
Ceza almaktan,
Dışlanmaktan,
utanmaktan korkarak kitabın kavline uyan
Yada
Kitabın arkasından dolanarak işlerini yürüten iş insanlarından-seçilmişlerden-atanmışlardan-imza sahibi kim varsa bilcümle bizi yöneten yada iş yapanın çoğundan arınıp,
Ortada kitap,
Kanun,
Nizam,
Utanma,
Arlanma,
Gurur,
Onur,
Yetim hakkı,
Beytül mal nedir bilmeyen, bilse de umursamayan  yetkili yetkisiz insanların zamanına evrildik.
Düşünebiliyormusunuz;
Adamlar direk istiyor artık!..
Aracı yok,
Tefeci yok,
Korku yok,
Yakalanıyor ceza  yok çünkü millet adına mahkeme kuran da yok!..
Her şey ortada!..
Millet görüyor,
Görmüyorsa kokusu burnunun direğini kırıyor!..
Yine de bana mısın demiyor,
Ne yakalanan,
Ne yakalayan,
Nede olayları seyreden!..
Tarih de diyor ki;
Milletlerin yok oluş noktası tam da burasıdır!..
NOT:
Karayollarının Kırıkkalenin çok kıymetli yerinde bulunan kırk küsür dönüm arazinin satışı için Antalyada hiç okunmayan yerel bir gazeteye ilan vermek nedir yahu? Bu işin doğruluğunu-dürüstlüğünü   biri anlatsa da dinlesek diyorum!..