AK PARTİ´DE YENİLİK RÜZGARI
Düşene bir tekmede ben vuruyum düşüncesi bana yakışmaz. Doğrusuyla, yanlışıyla Nuh Dağdelen 3 yıl Ak Parti İl Başkanlığı yaptı. Sanırım bu 3 yıl boyunca en çok uğraştığı kişi bizzat benimdir.
Nuh Dağdelen´in İl Başkanlığı döneminde ihraç istemi ile disipline sevk edildim, İl Disiplin Kurulu tarafından ihraç edildim. Sonra Merkez Disiplin Kuruluna itiraz ederek ihraç edilmekten kurtuldum ve Ak Parti Üyeliğim devam etti. Aynı dönemde mahkemeye verildim. Asılsız iddialarla, çarpıtmalarla tutukluğum istenildi. Uzun bir yargılama sonucunda Beraat ettim ve suçsuzluğum tescillendi. Yakın gazetecileri tarafından ismim yazılmadan ima yollu hakaretlere, iftiralara maruz kaldım. Sahte hesaplar aracılığı ile defalarca kez tehdit edildim. Bütün bunların altında ki sebep, Bir Partili bir Gazeteci olarak yanlışları dile getirmemdi. Mesela 24 Haziran seçimlerinden 45 gün önce seçimin 1-1-1 olacağını Ak Partinin daha çok çalışması gerektiğini, küskünlerin kazanılması gerektiğini belirtmemdi. Şehirde alıp başını giden çeşitli dedikoduları dile getirip, bu tür dedikoduların kaldırılması için çaba sarf edilmesini istememdi. Sonuç olarak türlü şeylerle karşı karşıya geldim ama hepsinden ya aklanarak, ya haklı çıkarak, ya da başıma bir şey gelmeden dim dik çıktım.
Şimdi oturup Nuh Dağdelen´e iyi oldu, çoktan alınması gerekiyordu gibi üslubuma yakışmayacak ifadeler kullanmayacağım. Nuh Dağdelen 3 yılın muhasebesini kendi vicdanında, kendi içerisinde yapacak ve siyasi hayatına daha doğruları yapmak maksadı ile devam edecektir. Kin ve Düşmani tavırlar gütmenin de doğru olacağını düşünmüyorum.
Dönelim Ak Parti´ye, geçmiş dönem il başkanlığı atanırken, halkın nabzı, insanların tavrı, teşkilatların, seçilmişlerin görüşleri göz ardı edildi. Bu da taa ilk günden bir uyumsuzluk ortaya çıkarttı. Belki çok başarılı olabilecekken mevcut il başkanı, bu uyumsuzluğun doğurduğu nedenlerle ilk günden bu güne kadar başarısız bir dönem geçirdi. Ak Parti Genel Merkezin yapması gereken önceki hatalarını tekrarlamamak ve bu kadar kan kaybeden, kutuplaşan Ak Partiyi; toparlayacak, Ak Partilileri aynı çatı altında toparlayabilecek, halkın güvenini kazanmış, torpille, genel merkezde referans sahibi kişilerle değil, halkın içerisinde olmuş, teşkilatın dinamitlerini bilen isim ve isimler üzerinde çalışılması gerekir.
Ak Partinin içerisinden 2 ayrı yeni parti kurulmuşken, anketlerde Ak Partinin oy kaybettiği telaffuz edilirken, bütün partililerde heyecan uyandıracak isimlerle çalışılması Ak Parti lehine olacaktır. Libya, Suriye, Karabağ, Doğu Akdeniz´de yapılan doğru hamleleri halka çok daha iyi lanse edebilecek, güçlü iletişim sahibi, gevilir isimler, Ak Parti teşkilatlarını yeniden havaya sokacaktır. 18 Yılın yorgunluğunu, rehavetini yaşamayacak siyasette tecrübeli ama dinlenmiş, hataları, yanlışları dışarıdan gözlemlemiş, göreve geldiği andan itibaren küskün, kırgın kim varsa ayaklarına kadar gidip küskünlükleri, kırgınlıkları ortadan kaldıracak, Ak Partiyi kendi ismi altında değil Lideri Recep Tayyip Erdoğan ismi altında yeniden bir araya getirmeye çalışacak, siyasi hırs ve ihtiraslardan arınmış bir isimle Ak Parti yeniden o eski rüzgârlı günlerine dönecektir.
Genel Merkezin hata yapma lüksünün olmadığı bir dönemdeyiz. Genel Merkezin nasıl olsa orada güçlüyüz, güç katacak isim değil şahsi menfaatimize uyacak isimle çalışalım gibi düşüncelerde olmaması gerekir. Siyasetçilere koltuk değneği olacak isimler değil, kendisinin liderlik özelliği olan isimleri tespit etmeleri gerekir. Genel Merkezin vefalı olup, profesyonel düşünmesi gerekir. Ak Partide çözülmesi gereken çok sorun var, muayene edilmesi gereken çok hastalık var. Bunların tahlilini yapmış, sorun çözme yeteneği olan kişilerin artık Ak Partide görev yapması gerekir. Hatta gerekirse en doğru ismi ortaya çıkartmak için referans bağlantılarına değil, teşkilatlarda görev alan kişilerin temayülüne değil, gelişmiş teknoloji sayesinde bütün Ak Parti Üyelerinin görüşleri alınmalıdır. Göstermelik anketler üzerinden değil doğrudan halka ulaşan ve halkın ne düşündüğü noktasında, kimi istediği noktasında kesin sonuç veren anketler yapılmalıdır.
Bir güvensizlik değil ama geçmiş dönem hatalarına baktığımız zaman içimizde bir şüphe oluşmuyor değil. Neyin ne olacağını bekleyip göreceğiz, içimizden kalbimizden geçen, arzu ettiğimiz şey Ak Partiyi yeniden tek yumruk haline getirip, Erdoğan´ı verdiği savaşta yalnız bırakmayacak isimlerin görev almasıdır.
Gelelim sosyal medyada paylaştığım “yarın” muhabbetine. İl Başkanının görevden alınmasının hemen ardından gerek sms, gerek sosyal medya üzerinden mesaj, gerek telefon aramalarıyla düşüncelerim soruldu. Muhtemelen Sayın Dağdelen´le yaşadığım süreçlerden dolayı böylesine şaşkınlıkla karşıladığım bir trafik söz konusu oldu. Sıcağı sıcağına fikirlerimi paylaşmanın doğru olmayacağı düşüncesi ile yarın dedim. Bir Kısım arkadaşımız yarın yeni il başkanını yazacağımı düşünmüşler. Böyle bir şey söz konusu değil, Ak Partide görevden almadan yeni isim belirlenmez. Yani şuan yeni il başkanının kim olacağını bırakın beni, il başkanını atayacak kişi dahi bilmiyor. Önümüzde ki süreçte isimler tespit edilecek, içlerinden bir isim İl Başkanı olacak. Biz sadece temennilerimizi dile getirebiliriz.