GÜNCEL HABERLER

ENERJİ DEĞİL SİNERJİ

Gazetemiz köşe yazarlarından Çağlar Atmaca'nın 'ENERJİ DEĞİL SİNERJİ' başlıklı köşe yazısı.

Abone Ol

Çakarlı araba kullanıyormuş, yasal yollardan temin etmiştir kullanır.

Korumayla geziyormuş, devlet korunması gerektiğine kanaat getirir korur.

Lüks arabaya biniyormuş, itibardan tasarruf olmaz der istediğini kullanır.

Hayır işlerini açıktan yapıyormuş, diğer iş insanlarını teşvik için yapıyordur kabul olur.

Yardımlaşmayı siyasi reklam malzemesi yapıyormuş, ya Allah aşkına makarna – kömür siyasetinin olduğu ülkede bunun normalleşmesi kadar normal ne olabilir? Hangi siyasetçi, siyasi parti, hükümet babasının hayrına yardımlaşıyor sanıyorsunuz.

Bunların hepsi zengin – züğürt ilişkisidir. Çene yormaya bahane meşguliyetlerdendir.

Adnan Duman, milli savunma sanayisinde üretim yapan, ürün ihraç ederek ülkemize döviz kazandıran, bütçe açığının kapanmasına cürmü yettiğince katkıda bulunan, 100, 500, 800, 1040 kişi boyutu fark etmeksizin istihdam sağlayan ve istihdamı daha artıracağını sürekli zikredip ülkenin en büyük krizlerinden birini yaşadığı dönemde işsizliği elinden geldiği kadar azaltan bir sanayici, iş insanı.

Ömrümde iki kere oturdum, iki sefer tokalaştım. İkisi de özel bir ortam değildi, kalabalık ortamlardı ve tesadüftür ki ikisinde de hedef haline gelmiş isimdi.

(İlki İYİ Parti Milletvekili Adaylık başvurusunda partide yaşanan olay üzerineydi)

Kırıkkale genç, cumhuriyet şehri olmasına karşın tam manada şehirleşememiş hatta birçok noktada yanlış kentleşmiş bir yerleşim yeridir. Yıllarca Üniversite ve MKE’yi tartıştık. Üniversiteyi yapanları Ankara’nın dibine yapmakla suçlayıp şehre hiçbir faydası yok dedik. MKE’yi ise iş kapısından başka bir fırsat olarak hiç görmeyip her siyasi liderin Kırıkkale mitinginde insanları eski gücüne kavuşturacağız yalanıyla kandırması için malzeme haline getirdik.

Kırıkkale Üniversitesinin etrafına birileri gelip yatırım yapınca inşaat, konut, hizmet sektörünün merkezi haline geldi. Kafe sahibinden, yurt temizlikçisine, garsondan aşçıya kadar birçok insana ekmek kapısı doğdu.

MKE ise Kırıkkale’nin kaderine hep etki etti. 1921 yılında İmalat-ı Harbiye Fabrikalarının kurulmasına karar verildikten sonra 1925’te topçu mühimmat fabrikasının kurulmasıyla Kırıkkale’de kentleşme başladı. Fabrika sayısı arttı, işçi sayısı çoğaldı, işçi sayısı arttı konut sayısı çoğaldı, konut sayısı çoğaldı mahalle sayısı arttı. 1921 yılında üzerinde hiçbir yerleşim yeri olmayan Kırıkkale 1941'de Belediye, 1944’te ilçe, 1989’da il oldu. Ancak il olma süreci 1950’lerde başlayan bir süreçtir. Yani Cumhuriyet Fabrikaları, Fabrikalar Kırıkkale’yi kurdu.

Fabrikalar eski nizamında çalışmayı azaltınca, hatta teknolojinin de gelişimiyle işgücü ihtiyacının azalmasıyla birlikte Kırıkkale’de küçülmeye başladı. İşçi sayısı azaldı, Kırıkkale’nin nüfusu azaldı.

1920’lerden 2010’lu yıllara kadar hiçbir siyasi Kırıkkale’de savunma sanayisini geliştirmeyi, MKE’ye yan sanayi kuruluşları kurulması için teşvik verilmesini gündeme getirmedi. Münferit olarak bazı iş insanları milli savunma sanayine yönelik yatırımlar yapsa da sürekliliği maalesef sağlanamadı. Sanayi tesislerinin kurulmasıyla il olan Kırıkkale’de bir Sanayi Odası dahi kurulamadı…

2010’lu yıllarda her kimin aklına geldi de yaptıysa Kırıkkale’ye Silah İhtisas Organize Sanayi Bölgesi kuruldu. Olur mu? Olmaz mı? Fabrika kurulur mu? İnsanlara iş kapısı olur mu? Sorularının eşiğinde OSB tamamlandı ve fabrika binaları yükselmeye başladı. Adnan Duman’ın Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Sinerji adeta şehre ve OSB’ye öncülük etti. 12 yıl önce kurulan bu sanayi kuruluşu 12 yıl gibi kısa bir sürede gözümüzün önünde adeta devleşti, yerli ve milli gururumuz oldu.

Her duyduğumuzda işçi sayısının daha da arttığını öğrendik, her fuarda daha da büyüdüğüne tanıklık ettik, her ödül töreninde ulusal bir sanayi kuruluşu olduğunu görerek iftihar ettik. Örnek teşkil etmesiyle “Kırıkkale prangalarından kurtuluyor” dedik, gurur duyduk. Silah OSB’ye hem Kırıkkaleli hem Kırıkkaleli olmayan sanayicilerin yeni yatırımlar yaptığını gördük. Milletvekili Halil Öztürk’ün, MKE AŞ’den Silah İhtisas OSB için arazi istediğini görünce evet OSB doldu ve genişleyecek, bu yeni fabrikalar, yeni istihdam alanları demek diye heyecanlandık.

Bir fitili ateşledi Adnan Duman Kırıkkale’de. Sermayenin yalnızca yatırım araçlarında, inşaat ve gıda sektöründe değerlendirildiği Kırıkkale’de pekâlâ sanayi yatırımlarının da yapılabileceğini, bu yolda başarılı olunabileceğini, bu sayede yüzlerce kişiye istihdam sağlanabileceğini gösterdi. Kırıkkale’ye adeta umut ışığı oldu.

Son zamanlarda Adnan Duman ismi kısır tartışmaların içerisine çekilmeye çalışıyor. Bindiği araba, giydiği kıyafet, ailesi, koruması, yediği, içtiği malzeme yapılmaya çalışıyor. Adnan Duman, “enerjii” diye bağıran bir fenomen olsa ve parasının kaynağı yargıya taşınan sorgulanacak bir şey olsa bende o kervana katılırım. Ancak Adnan Duman’ın parasının kaynağı hepimizin gözünün önünde büyüdü ve hatta diğer yatırımcılara örnek oldu. İstediği gibi harcar, istediği gibi tüketir, başkalarının alanına tecavüz etmediği sürece ister kasadan çıkartır sever yerine koyar, ister dağıtır, ister paylaşır, ister siyasette bitirir… Aile fertlerinin şahsi suçları varsa anayasaya göre suç şahsidir yargı önünde bedelini öder!

Aslında hepimizi ilgilendirebilecek tek konu Sinerjiye MKE AŞ tarafından konulan ihale yasağıydı. Şayet adli bir sebepten olsa yani yanlış ürün, hatalı mal, ayıplı kovan verse ihaleye fesat karıştırsahepimizin gazabıyla karşılaşır, milli savunma sanayimizin gözbebeği MKE’ye karşı işlediği suçtan ötürü linçlerdik. Ancak aldığı cezanın kaynağı idari bir uygulama ve işi zamanında yetiştirememeden kaynaklı bir yaptırım. Her iş insanının başına gelebilecek basit bir olay bana göre yaptırımı çok ağır olmuş. Neyse ki Sinerji bütün varlığını MKE’ye bağlamamış. İhracata yönelip ülkemize döviz kazandırma yoluna gitmiş. Şayet bütün varlığı MKE’ye bağlı olsaydı bu ceza-i yaptırım sonucu muhtemelen fabrika kapanır, sırf siyaseten karşımıza çıkar diye korkan birilerinin istediği gibi bin küsur kişi işsiz kalırdı. Atasına rahmet kocaman bir sanayi kuruluşunu sadece MKE’ye bağımlı hale getirmemiş ki o kadar insanımız ekonomin şu zor günlerinde işsiz kalmamış.

Adnan Duman benimde katıldığım basın toplantısında bu konuyu aydınlattı ve ürettiği ürünlerin MKE’ye satış oranının %1 dahi olmadığını açıklayarak bu ceza-i yaptırımdan Sinerjinin ekonomik zorluk yaşamayacağını anlattı. Ancak ulusal bazlı ve belki de yerele sirayet etmiş bir takım medya organları tarafından algı operasyonlarına maruz kaldığını, ceza-i işlemin sık sık ısıtılarak gündemde tutulmaya çalışıldığını ifade etti. Sinerjinin güvenilirliğinin sarsılmaya çalışıldığı yönünde kanısını ortaya koydu. Biz şahidiz ve inanıyoruz, Sinerji Kırıkkale’nin medarı iftiharı, Kırıkkale için MKE’nin özel sektör versiyonu, ülkemizin savunma sanayine hizmet veren, herhangi bir tehlike anında Türk Silahlı Kuvvetlerine daha önce yaptığı gibi ücretsiz ve karşılıksız üretim yapma garantisi veren, dış açığı kapatma, işsizliği önleme, Kırıkkale’yi geliştirme gibi arzuları kendisine misyon edilmiş devlet olarak değil devletine hizmet ederek ordu – millet – devlet şiarını benimsemiş bir sanayi kuruluşudur. Bu doğrultuda yıpratılmamalı, engellenmemeli, büyümesine katkıda bulunulmalıdır.

Aslında yazıyı burada kesmek gerekiyordu, okumayı sevmeyen bir topluma sahip olduğumuzdan yazılarımın uzun olduğu yönünde sık eleştiriler alıyorum ama konuyu başka bir yere daha bağlamak iktiza ediyor.

MKEK, MKE AŞ’ye dönüştüğünde bu yapılanmaya en çok karşı çıkan bendim. Zira MKE AŞ olduktan sonra daha merkezi bir kurum haline geldi ve Kırıkkale ile organik bağı azaltıldı. Bugün su alımından tutun, servis hizmetine kadar birçok iş alımı Ankara tarafından yapılıyor ve Kırıkkale esnafı bu sebepten büyük zarara uğramış durumda. Ayrıca MKE AŞ olduktan sonra daha keyfi yönetilir hale geldiğinden eski Milli Savunma Bakan Yardımcısı Muhsin Dere tarafından sağlanan MKE ile işbirliği yapan sanayi kuruluşları Çorum Sungurlu’da kuruldu. Bunu defalarca kez eleştirdim, yazdım, çizdim… Bu duruşumuz nedeniyle MKE AŞ Kırıkkale’de resmi yayın yapan Gazete ve İnternet Haber Siteleriyle yıllık reklam anlaşması yaparken Manşet Gazetesini bu haberler nedeniyle dışarıda tuttu. Varsın olmasın paramız biz doğru yerde duralım, milletin huzuruna başı açık, alnı ak çıkalım yeter dedik. Hiçbir zaman memleketin çıkarları söz konusu olduğunda maddi menfaat sınırında yer almadık.

Ben okuyucularımın huzurunda Muhsin Dere’den özür dilemek istiyorum. Evet, o fabrikalar Kırıkkale’de yükselmeli, Kırıkkale insanı istihdam edilmeli, MKE AŞ’ye üretim yapan fabrikalar Kırıkkale’nin medarı iftiharı olmalıydı. Ancak milli kültürü 81 ilden daha iyi durumda olsa da şehirleşme kültürünü bir türlü edinememiş bu şehirde, o koca koca fabrikalar da bu tür kısır çatışmaların, siyasi ve maddi çıkar çatışmalarının ortasında kalır, Araştırma geliştirmeye zaman harcaması gereken kuruluşlar bu çatışmalar ile zaman kaybederdi. Varsın olmasın o fabrikalar Kırıkkale’de, milli savunma sanayimiz gelişe dursun!Varsın Kırıkkale’de işsizlik olsun,alıştık büyükşehirlere göç vermeye gurbete kan bağı göndermeye, çoluğu, çocuğu, torunu, tombalağı uzaktan uzağa sevemeye… Yeter ki ordumuzun tüfeği, mermisi, silahı, füzesi olsun…

Özür dilerim Muhsin Dere, bu şehre yatırım yapmanın ödülünden çok bedeli olduğunu unutup seni hunharca eleştirmiştim. Herkesten Adnan Duman gibi bin fabrika yapayım binini de Kırıkkale’ye yaparım duruşunu beklemek hayale dalmaktan öte davranış değildi. Senin memleketine bu sanayi kuruluşlarını kurdurmak misyonunu, kendisini Kırıkkaleli olarak bile tanımlamayan siyasetçilerden beklemek aptallıktı.

Son olarak Adnan Duman hakkında yazdıklarım sanayici Adnan Duman hakkında düşündüklerimdir. Siyasi olmaya karar verirse elbette ki topluma mal olan kişilerin yani siyasetçilerin konuştukları, yedikleri, içtikleri, bindikleri, giydikleri toplumun ilgi ve alakasında olur…