KIZLIK TORBASINDA Kİ!..

KIZLIK TORBASINDA Kİ!..

Abone Ol

Sanırım gözden ırak olunca,
Gönülden,
Akıldan,
Hafızadan,
Hatta
Denetimden-kontrolden,
Laftan-sözden de uzak olunur sanıyor  bazı seçilmiş yada atanmış  devlet görevlileri.
Hatırlıyorum,
Aynı kafada ki bir seçilmiş, onay veren bir atanmışla yıllar yıllar önce olmayan ağır iş makinasına defalarca lastik almış,
Hem lastikçinin kaçakken ölümüne neden olmuş,
Hem de
Bu nedenle kendileri yıllar sürecek ceza evi yaşamına başlamışlardı.
Bir söyleşisin de demiş ki Halil İnalcık,
“tarih, aptallar için tekerrür eder!”
Çok doğru!..
Seçilmiş yada atanmış için yakın zamanda bir çok örnek var önlerin de bu ve benzeri,
Üstelik,
Ömrünü dar odalarda tamamlayan ve babadan kalma bir çok maldan da olan. 
Aptal değilse ders almalı bundan kim varsa beyt-ül malın üstün de oturan.
Çünkü,
Bahse konu hiçbir yer ve kurum Türkiye dışında değil,
Denetim dışı da değil.
Gözden ırak,
En ücra köşede de olsa herkes her şey denetlenemez değil, osursa osurduğunun kokusu gelmez, Kırıkkale’yi bırak, zarıltısı  Ankara’dan duyulmaz değil.
Netice de mevzu bahis beyt-ül mal!..
Ve
Konu bu olunca “şimdi iktidardayım, güçlüyüm bir şey olmaz bana” diye bir şey olmaz.
 Zaman geçer,
Devir  değişir,
Adaletin gözü tekrar bağlanır,
Gözü bağlı adaletin elinde ki o kılıç  adamın ciğerine oturur!..
Günümüzün  dokunulmaz olduğunu ve oturduğu koltuğu miras hakkı sananlara ithaf edildiğini bildiğim ama sahibini hatırlamadığım
Kitabın orta ortasından,
Tam yerin de,
Cuk oturan,
Dosdoğru bir laf dolaşıyor internet ortamın da…
“bir adam uzun süre oturduğu koltuktan kalkmıyorsa, kesinlikle altını pisletmiştir!”
Muhalefetim ya hani!
Eleştiriyor,
İşaret ediyorum ya topluma kendini yönetenlerin beyt-ül mala karşı vurdum duymazlığını,
Pervasızlığını,
Hoyratlığını hani!..
Bazen köşe başında,
Bazen bir çay ocağında,
Bazen telefonun öteki ucundan,
Bazen de birileri aracılığı ulaşıyor,
Anlatıyor da anlatıyorlar bana.
-Belge ver..!
-Veremem.
-Adını kullanayım..!
-İşimden olurum.
-Şahitlik yap..!
-Diyorlar..!
Dürüstlüğünden, doğruluğundan,
Adamlığından-insanlığından,
Ağır sanayi hamlesinden, uçan kuşuna kadar kimler kimler var ki uzun süredir oturduğu koltuktan kalkmayan, neler neler anlatıyor torba niyetine büzdüklerini sandıkları ağızlar hakların da…
Örneğini verdim;
Aha uzun süredir o koltukta oturan bir seçilmiş, onay veren bürokrat ve kazandığını sanan esnaf!.. ve olmayan ağır iş makinasının defalarca alınmış lastikleri!..
Devlet unutmaz,
Çünkü lafla yönetilmez.
Her şey kayıtlı,
Her şey gametli.
Günü, saati,
 Hatta 
 Saniyesi  geldiğin de her şey anasının kızlık torbasındaki eşyaları gibi orta yere saçılır.