Kırıkkale’nin Kaderi “Suyun Akışı”

Gazetemiz Köşe Yazarı Çağlar Atmaca'nın Kırıkkale’nin Kaderi “Suyun Akışı” adlı köşe yazısı.

Abone Ol

Kırıkkale tarihi boyunca su sorunuyla boğuşan bir şehir olurken, son 10 yılda bu sorunu iliklerine kadar hisseden bir şehir haline geldi.

Öyle ki Kırıkkale’de suyun akışı adeta iktidarın kaderini tayin eder duruma geldi ve Mehmet Saygılı, çeşmelerden akıtamadığı su yüzünden Ak Parti tarihinin en büyük hezimetlerinden birine sebep olarak siyaset sahnesinden silindi gitti.

Sayın Ahmet Önal göreve geldikten sonra doğal olarak birinci gündemine suyu koydu ve söz verdiği üzere çeşmeden kesintisiz akan su vaadini yerine getirmek için hepimizin şahit olduğu mücadeleyi verdi.

Ancak son 1 ay içerisinde çeşmeden akan ve rengi su kıvamından çok her şeye benzeyen bardağa koyunca mide bulandıran, acaba bulaşık yıkarsak salgına yakalanır mıyız korkusu veren, beyaz çamaşırlarımızı sarartan (Murat Bulut kaliteli deterjan kullanıyormuş) bir suyu kullanmak zorunda kaldık. Ahmet Önal’ın açıklamalarıyla bir nebze rahatladığımız, Mustafa Kaplan’ın açıklamalarıyla çeşmeyi açmaktan korkar hale geldiğimiz, halk sağlığının siyasi malzeme yapıldığı korkunç bir dönem yaşadık.

Geldiğimiz noktada suyun en azından rengi düzeldi diyebiliriz. Halen bulanık su sıkıntısı çeken mahalle var mı açıkçası bilmiyorum.

Malumunuz 10 Ocak “Çalışan Gazeteciler” günü münasebetiyle her cenahtan hatırlandığımız (ben pek hatırlanmam dilim sivri) hazır günü gelmişken çalışanı, patronu, sosyal medya hesabı olanı ayırt etmeden gönüllerini alalım, hazır toplanmışken meramımızıda anlatalım denen o gazetecilik adına kutsal günü geride bıraktık.

Kırıkkale Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Önal’da Çalışan Gazeteciler Gününü kutlarken, şehrimiz adına önemli bir sorun olan su sorununu da gazeteciler nezdinde enine boyuna aydınlatmayı tercih etti. Yeri gelmişken başta Ahmet Önal olmak üzere günümüzü unutmayan tüm dostlara teşekkür ederiz.

Ancak bizler gazetecileriz, gün kutlanmış kutlanmamış pek mühim değildir, bizim için önemli olan bu özel güne anlam katan halkın haber alma özgürlüğüne hizmet edebilmiş olmaktır. 12 Ocak’ta Sayın Ahmet Önal’ın yaptığı organizasyon sayesinde bütün şehri ilgilendiren su sorunu hakkında herkesi aydınlatacak bilgi sahibi olduk ve sizlere iletmek üzere klavyelerimizin başına geçtik.

Öncelikle belirteyim 2016 yılından bu yana Kırıkkale’de aktif gazetecilik yapmaktayım ve ilk defa bir konu hakkında bu kadar detaylı bilgi sahibi olabileceğimiz bir organizasyona tanık oldum. Ve Ahmet Önal’ın samimiyetinden zerre şüphe duymadım…

Durum hiç iç açıcı değil. Kestirmeden anlatacak, kıvırmadan ifade edecek olursak yıllardır sağlıksız su kullanıyoruz ve sağlıklı su kullanma ihtimalimiz sanırım 45 yıla tekabül ediyor. 45 yıl sonrada bugün yenilenen borular eskiyeceği için yeniden başa saracağız. Neden mi?

Öncelikle Kırıkkale’nin su durumunu ikiye ayırmak gerekiyor. Birinci bölüm Yeşil Vadi Su Birliği, bu tesis milyarlarca liraya mal edilmiş bugünün dahi üstün teknolojisine sahip ancak bakımsızlıktan ölmek üzere olan, Ahmet Önal’ın diriltmeye çalıştığı bir tesis. Yani suyu barajdan çektiğimiz, çeşitli aşamalardan geçirerek temizlediğimiz, en son Veli Korkmaz döneminde yapılan deniz suyunu arıtacak kapasitede olan tesis sayesinde arıttığımız, nihayetinde klorlayarak depolara bastığımız meşhur tesis. Bakmayın temizlediğimiz arıttığımız dediğime, bu görevleri yapma kabiliyetine sahip ancak beceriksiz yönetimler nedeniyle hiçbirini yapamayıp halk sağlığını hiçe saymamıza sebep olan tesis.

İnsan vücuduna benzetecek olursak, borular ile Kapulukaya Barajının dibinden (buda yanlış en kirli aşamasından) suyu çekiyoruz ve bir nevi besleniyoruz. Mide görevi yapan kum havuzlarında ve diğer havuzlarda plakalar vasıtasıyla suyu temizliyor zararlı metallerden arındırıyoruz. 14 havuzda bulunan bu plakaların yıllardır kullanılmadığını öğrenince biz hangi suyla bırakın bulaşık yıkamayı, nasıl taharet almışız demekten kendimizi alıkoyamıyoruz. Kum havuzlarında bulunan o özel kum ise tesis yapıldığından bu yana hiç yenilenmemiş. Havuzların temizlenmesiyle birlikte kamyonlarca çıkan mırık ve midyeleri gözlerimizle gördük, iğrenmemek elde değil. Neyse ki Ahmet Önal bu havuzları Yeşilvadi Personeli ve Kırıkkale Belediyesi personeliyle birlikte temizlemiş. Hemen akabinde sular aslında arıtılmak üzere Veli Korkmaz döneminde yapılan arıtma tesislerine aktarılması gerekiyor. Bu tesisler adeta karaciğer görevi yapıyor ve damarlara yani su şebekesine girecek suyu içilebilecek kadar temiz hale getirmeye yarıyor. Ancak gelin görün ki bu tesisler 2015 yılından bu yana çalıştırılmıyor. 2015 yılına kadar özel bir firmanın işlettiği tesisler zamanında düzenli olarak çalışırken İlbank Raporlarına göre beceriksiz idareciler nedeniyle çalışamaz hale geliyor ve kapatılıyor. Bu tesislerin sıfırdan kurulum maliyeti bugünün parasıyla tam 2 Milyar Lira. Tesis içerisinde bulunan tüplerin içerisinde bulunan mebranlar kullanılamaz hale gelmiş ve şehrin karaciğeri çalışmaz vaziyete geçmiş. Bu tesisin çalışır hale gelmesi için 200 Milyon Lira gibi bir kaynağa ihtiyaç duyulmakta. Bozuldukça yapılsa hiçbir sorunu olmadan çalışacak tesis adeta kaderine terk edilmiş… Bu tesiste dikkatimi çeken bir konu daha oldu. Ahmet Önal döneminde klorlama için derecelendirme üniteleri yapılmış. Klor fazla kullanılması halinde ölüme dahi sebep olan bir kimyasal maddedir. Peki, Ahmet Önal’dan önce nasıl klorlama yapılıyormuş, sanırım bizim yemeğe tuz atmamız gibi göz kararıyla…

Karaciğer olarak tarif ettiğim bu arıtma tesislerinden pompalarla sular depolara sevk ediliyor. Depoya su taşıyan 1600’lük borulara şehrin aort damarları desek yanlış olmaz. Ahmet Önal göreve geldiğinde tam 9 pompa ile depolara su sevki yapamazken, Ahmet Önal’ın yenilediği vana ve pompalar sayesinde sadece 6 pompa ile koca Kırıkkale’ye kesintisiz su sevki sağlanabiliyor. Bu 1600’lük boru zamanında 2 adet yapılmış ve biri yedek tutulmuş. Olası aksaklık anında yedek borunun devreye girmesi hesaplanmış ancak bakımsızlıktan küflenen ve adeta kaynak haline gelen vanalar nedeniyle Kırıkkale zamanında günlerce susuz bırakılmış. Neyse ki Ahmet Önal yedek boruyu da çalışır hale getirmiş ve geçtiğimiz günlerde koçbaşı olarak tabir edilen elektrik kesintisi nedeniyle geri akımın neden olduğu patlak sebebiyle Kırıkkale günlerce susuz kalmaktan kurtulmuş. Bu vanalar yenilenmeseydi yakın zamanda sanırım 4 – 5 gün su kesintisi yaşayacaktık.

Yeşilvadi tesisinde durum bu… Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal cerrahi müdahaleye başlamadan hemen önce adeta çoklu organ yetmezliğiyle boğuşuyormuşuz. Neyse ki cerrahi müdahale sonrası bazı organlarımız çalışır hale gelmiş, bazıları yakın zamanda düzelmek için ihaleye çıkmış. Onların da ameliyatları yakındır. Ancak iflas eden karaciğer için İlbank’a başvurulan kredinin çıkması gerekiyor.

Gelelim ikinci bölüme, şehrin şebeke hatlarına. Bu hatlar adeta vücudumuzda taşıdığımız damarlar. Karaciğer sağlam olmadığı için zaten damarlara pis kan yani pis su sevk ediliyor. 1.300 kilometrelik bir altyapı yenilenmesine ihtiyaç duyuyoruz. Ancak bu kadar altyapıyı yenilemenin bedeli 2 yıl önce 7 Miyar liraymış. Bugün tahmini bedel 10 Milyar Liradır. Ahmet Önal, kredi çıkmaması halinde belediyenin kendi imkanlarıyla dönemi boyunca en çok sorun teşkil eden 150 kilometrelik kısmını yapmayı taahhüt ediyor ve bunun 24 kilometrelik kısmının 2025 yılı içerisinde yapıldığını ifade ediyor. Fazlasına belediyenin bütçesinin yetersiz olduğunu açık açık ifade ediyor. Her dönem 150 kilometre yer yapılsa Kırıkkale’nin altyapı sorunu 45 yılda tamamlanıyor, o da 45 yıl boyunca Ahmet Önal gibi elini taşın altına koyan belediye başkanları seçilmesi halinde. Mehmet Saygılı gibi çalışmayan aksamları tamir etmek yerine kapatan bir zihniyet gelirse vay halimize.

Ahmet Önal bütün şeffaflığıyla tesis tesis biz gazetecileri gezdirerek gösterdi. Sorduğumuz bütün sorulara bütün içtenliğiyle cevap verdi. Bu kadar detaylı anlattığıma bakmayın süreç çok daha detaylı ve karmaşık hatta bilimsel ifadeler içeriyor.

Kısacası bu tesise son yatırım Kırıkkale ölçeklerini aşacak seviyede Veli Korkmaz döneminde yapılmış. Tesis Mehmet Saygılı döneminde bir bir organlarını kaybetmiş. Ahmet Önal kalp masajı yapıyor, adım adım sorunları çözüyor ama onu yani Kırıkkale Belediyesinin bütçesini aşan işler var. Bu işler içinde İlbank’a başvuru yapılmış. Tabi ki soruldu Milletvekilinin destek talebine cevabınız ne diye Ahmet Önal’da bütün içtenliğiyle tıpkı Veli Korkmaz’a defalarca kez teşekkür ederken ki samimiyeti ile İlbank’ta ki kredileri onaylatırlarsa memnun oluruz dedi.

Şimdi Mecliste iki sefermakamından, bir kere de Genel Kuruldan Kırıkkale’nin su sorununu dile getiren Mustafa Kaplan’da söz.

Sayın Mustafa Kaplan, her ifadenizde yapamıyorsanız biz destek olalım dediniz. Ahmet Önal şehrin bütün çalışan gazetecileri, gazete patronları ve sosyal medya kullanıcıları karşısında desteğinizden memnuniyet duyacağını ifade etti. Şehrin karaciğeri görevini yapan Ak Parti döneminde yapılan ve Ak Parti döneminde kullanılamaz hale getirilen iki tesis 200 Milyon Liraya yenileniyor, alt yapısı da 10 Milyar Liraya tamamlanıyor. İlbank %27 faiz oranıyla 15 yıl kredi verebiliyor. Bu çağrının üzerine en az Ahmet Önal kadar samimi bir şekilde yarından tezi yok İlbank’a, bakanlara hatta koca bir şehrin sağlıklı su kullanması söz konusuyken Sayın Cumhurbaşkanına kadar sorunu iletin ve Kırıkkale'ye 10 Milyar 200 Milyon Lira kredi çıkartın. Hatta büyüklük sizde kalsın bunun bir miktarını kredi olarak değil hibe olarak çıkartın ki şehrin ve 8 ilçenin su sorunu kökten çözülsün.

Samimi, içten, gerçekçi olduğunuzu görüyor bu sorunun kökten çözülmesi için Ahmet Önal kadar mücadele vereceğinize canı gönülden inanıyoruz. Söz sizde…