<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kırıkkale Manşet Gazetesi - Kırıkkale Haber</title>
    <link>https://www.mansetgazetesi.net</link>
    <description>Kırıkkale'nin en doğru, en güvenilir, en cesur ve en tarafız haber sitesi. Kırıkkale haberlerini, son dakika Kırıkkale haberleri, hava durumu, namaz vakitleri, altın fiyatlarını, vefat edenleri haber sitesizden takip edebilirsiniz.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.mansetgazetesi.net/rss/haberde-insan" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 27 Jul 2026 00:01:21 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.mansetgazetesi.net/rss/haberde-insan"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Tamir atölyesinde 'halay' molası]]></title>
      <link>https://www.mansetgazetesi.net/tamir-atolyesinde-halay-molasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetgazetesi.net/tamir-atolyesinde-halay-molasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'de bulunan bir otomobil tamir atölyesinde çalışan iki işçi müzik sesinden etkilenerek halay çekmeye başladığı anlar amatör kamera tarafından kaydedilildi. Görüntülerde, halay çeken işçilere iki çocuğun da katıldığı görünüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir'de bulunan bir otomobil tamir atölyesinde çalışan iki işçi müzik sesinden etkilenerek halay çekmeye başladığı anlar amatör kamera tarafından kaydedilildi. Görüntülerde, halay çeken işçilere iki çocuğun da katıldığı görünüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Odunpazarı ilçesi Sultandere 75. Yıl Mahallesi 26250 Sokak üzerinde bulunan bir tamir atölyesinde çalışan iki işçi, araçta açılan halay müziğini duyunca işlerine mola verip halay çekmeye başladı. İşçilerin keyifli anları mesai arkadaşları tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Çevredeki neşeli ortama kayıtsız kalamayan biri kız iki minik çocuk da bir süre sonra işçilere katılarak halay çekmeye başladı. Çocukların katılımıyla ortaya çıkan samimi görüntüler yüzleri güldürdü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, GÜNCEL HABERLER, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.mansetgazetesi.net/tamir-atolyesinde-halay-molasi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 15:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/tamir-atolyesinde-halay-molasi.jpg" type="image/jpeg" length="41017"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocukluk hayaliydi, görme engeline rağmen hayalini gerçekleştirdi]]></title>
      <link>https://www.mansetgazetesi.net/cocukluk-hayaliydi-gorme-engeline-ragmen-hayalini-gerceklestirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetgazetesi.net/cocukluk-hayaliydi-gorme-engeline-ragmen-hayalini-gerceklestirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas'ta yaşayan doğuştan görme engelli olarak dünyaya gelen Selman Devecioğlu'nun çocukluğundan beri en büyük hayali araba kullanmak. Direksiyon başına geçememenin eksikliğini hayatı boyunca hissettiğini söyleyen Devecioğlu, çocukluk hayalini ise çarpışan arabalara binerek gerçekleştirmeye çalıştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas'ta yaşayan doğuştan görme engelli olarak dünyaya gelen Selman Devecioğlu'nun çocukluğundan beri en büyük hayali araba kullanmak. Direksiyon başına geçememenin eksikliğini hayatı boyunca hissettiğini söyleyen Devecioğlu, çocukluk hayalini ise çarpışan arabalara binerek gerçekleştirmeye çalıştı.</p>

<p>Sivas'ta yaşayan doğuştan görme engelli 40 yaşındaki Selman Devecioğlu, çocukluğundan beri kurduğu araba kullanma hayalini çarpışan arabalarla gerçekleştirmeye çalıştı. Çocukluğundan beri araç kullanmaya ilgi duyan Devecioğlu, fırsat buldukça lunaparklardaki çarpışan arabalara biniyor. Direksiyon başına geçen Devecioğlu, çarpışan arabayı kullanırken büyük mutluluk yaşıyor. Görme engelli olmasına rağmen çarpışan arabayı kendi başına kullanmanın heyecanını yaşayan Devecioğlu, bu sayede bir nebze olsun araba sürme hayalini gerçekleştiriyor.</p>

<p>Direksiyon başına geçip emniyet kemerini takmanın ve araç kullanmanın kendisi için tarifsiz bir anlam taşıdığını ifade eden Devecioğlu, 'Bana hep soruyorlar, 'gözün görse en çok neyi isterdin, sevdiklerinin yüzünü görmek ister miydin' diye. Ben de diyorum ki sevdiklerimizin yüzünü biz kalbimize, gönlümüze kazıyoruz. Onlar bizim için farklıdır. Ama araba sürmenin eksikliğini hayatım boyunca hissettim. Direksiyon başına geçmek, o koltuğa oturmak, emniyet kemerini hissetmek, o yolları yaşamak, her ne kadar yapay bir pist olsa da bizim için tarifsiz bir mutluluk' dedi.</p>

<p>Hayallerinin peşinden gitmeyi sürdüren Devecioğlu, azmiyle diğer görme engelli bireylere de örnek oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Bu mutluluk benim için gerçekten tarifsizdi'</p>

<p>Selman Devecioğlu, araba sürmenin eksikliğini hayatı boyunca hissettiğini belirterek, 'Şu anda görme engellilerin araç sürmesi, araba sürmesi hayal gibi görünüyor. Ama ben her zaman şunu söylüyorum, bu gerçekleşmeyecek bir hayal değil. Ama daha önce birçok kez çarpışan arabalara bindim. Çarpışan arabaları kullanıyorum ve bir nebze olsun araba sürme heyecanımı bu şekilde tatmin etmiş oluyorum. Bana hep soruyorlar, 'Gözün görse en çok neyi isterdin, sevdiklerinin yüzünü görmek ister miydin' diyorlar. Ben de diyorum ki sevdiklerimizin yüzünü biz kalbimize, gönlümüze kazıyoruz. Onlar bizim için farklıdır. Ama araba sürmenin eksikliğini hayatım boyunca hissettim. Direksiyon başına geçmek, o koltuğa oturmak, emniyet kemerini hissetmek, o yolları yaşamak, her ne kadar yapay bir pist olsa da bizim için tarifsiz bir mutluluk. Arkadaşlarla ya da çocuklarımızla lunaparka geldiğimiz zaman ben de mutlaka bir çarpışan arabaya bineyim diyorum. Yanıma bazen gören bir arkadaş alıyorum ki arabalara zarar gelmesin diye. Ama tek başıma sürdüğüm de birçok kez oldu. Bu mutluluk benim için gerçekten tarifsizdi' dedi.</p>

<p>'Çocukken en büyük hayalim kepçe kullanmaktı'</p>

<p>Çocukken de araçlara büyük ilgi duyduğunu söyleyen Devecioğlu, 'Görme engellilerin araba sürme tutkusunu bu şekilde yaşamaya çalışıyorum. Direksiyon hakimiyetim nasıl olacak, acaba birine çarpar mıyım diye biraz korku da vardı. Ama sonuçta burası bir oyun alanı olduğu için insanlara zarar verme korkusu taşımıyordum. Buna rağmen araba sürme heyecanı benim için tarifsizdi. Araba sürmek benim çocukluk hayalimdi. Öğretmenlik ve sivil toplum çalışmalarım nedeniyle birçok yere gitmek zorunda kalıyorum. Araba zamandan tasarruf sağlıyor. Ben çocukken en büyük hayalim aslında kepçe kullanmaktı. Bana 'büyüyünce ne olmak istersin' diye sorsalar 'kepçe sürmek isterim' derdim. Hatta küçükken bir kepçe operatörü ağabeyimiz bana kepçeyi denetmiş, direksiyonu bana vermişti. O an yaşadığım mutluluk neyse, bugün araba sürerken hissettiğim mutluluk da aynıdır. Arabaları çok seviyorum. Araba fuarlarına gidiyorum. Hangi araçların hangi özelliklere sahip olduğunu inceliyorum. Bu heyecanı fuarlarda, galerilerde ve sosyal medyada araçların özelliklerini araştırarak yaşamaya çalışıyorum. Bu mutluluğumuz da bu şekilde devam ediyor' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL HABERLER, Haberde insan, Sivas</category>
      <guid>https://www.mansetgazetesi.net/cocukluk-hayaliydi-gorme-engeline-ragmen-hayalini-gerceklestirdi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/cocukluk-hayaliydi-gorme-engeline-ragmen-hayalini-gerceklestirdi.jpg" type="image/jpeg" length="42658"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir asırlık kulübün yarım asırlık taraftarı]]></title>
      <link>https://www.mansetgazetesi.net/bir-asirlik-kulubun-yarim-asirlik-taraftari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetgazetesi.net/bir-asirlik-kulubun-yarim-asirlik-taraftari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da yaşayan 70 yaşındaki Süreyya Altıntaş, 15 yaşında gönül verdiği Gençlerbirliği sevgisini yarım asrı aşkın süredir ilk günkü heyecanla sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara'da yaşayan 70 yaşındaki Süreyya Altıntaş, 15 yaşında gönül verdiği Gençlerbirliği sevgisini yarım asrı aşkın süredir ilk günkü heyecanla sürdürüyor.</p>

<p>Ankara'da yaşayan Süreyya Altıntaş'ın Gençlerbirliği tutkusu yıllara meydan okuyor. Henüz 15 yaşındayken kırmızı-siyahlı takımı desteklemeye başlayan Altıntaş, geçen 55 yıl boyunca takımını iyi günde de kötü günde de yalnız bırakmadı. Gençlerbirliği sevgisinin kendisi için tarif edilemez bir duygu olduğunu belirten Altıntaş, çocukluk yıllarında başlayan bu bağlılığın zamanla büyük bir aşka dönüştüğünü ifade etti. Takımın başarılarıyla sevindiğini, yaşadığı zor dönemlerde ise üzüldüğünü dile getiren Altıntaş, Gençlerbirliği'nin hayatında çok özel bir yere sahip olduğunu söyledi. Ömrü boyunca kırmızı-siyahlı renklere bağlı kaldığını vurgulayan Altıntaş, 15 yaşından beri Gençlerbirliği'ni desteklediğini ve ömrü yettiği müddetçe de desteklemeye devam edeceğini sözlerine ekledi.</p>

<p>'Babamdan gizli maçlara gidiyordum'</p>

<p>Gençlerbirliği sevdasının küçüklükten beri var olduğunu ve bu heyecanı hala yaşadığını belirten Altıntaş, 'Küçüklüğümüzde 19 Mayıs Stadı'nda maçlara gidiyorduk. Gençlerbirliği'nin renkleri, benim hoşuma gitti ve bende Gençlerbirliği sevdası başladı. Bu yüzden maçlarına daha çok gitmeye başladım. Babamdan gizli maçlara gidiyordum. O zamanlar küme düştük. Neredeyse kaybolmak üzereydik. O günleri de yaşadık. O günleri hatırlamak bile istemiyor insan. 1981-1982 sezonunda yeniden yükseldiğimizde, o sene ben maçlara gücümün yettiği kadar deplasman dahil olmak üç arkadaşımla gidiyordum. Gençlerbirliği şu anda benim için Cumhuriyet'i anımsatıyor. Cumhuriyet'te kurulmuştur. Hatta bunu çok kişi bilmez ama Atatürk'ün emriyle kurulmuş bir takımdır. Atatürk, bu kulübün kurucusudur. Emrini verip de kurdurandır. Fakat kulübe kimse yardım etmiyor. Atatürk'ün kurduğu bir kulübe, 'Atatürk'ü seviyorum' diyenler bile sahip çıkmıyor' diye konuştu.</p>

<p>'Ailem bir tarafa Gençlerbirliği bir tarafa'</p>

<p>Yaşına rağmen neredeyse her maça gittiğini ve takımı desteklemeye çalıştığını dile getiren Altıntaş, 'Ailem, bu sevdama hiçbir şey demedi. Onun için diyorum ailem bir tarafa Gençlerbirliği bir tarafa. Çocukları geride bıraktım, deplasmana maça gittim. 2-3 gün evde yoktum. Kızlarım da Gençlerbirliği'ni tutuyor. Ben maçı izlerken kendimi kaybediyorum. Sesimin yettiği kadar tezahüratlara eşlik ediyorum ama gırtlak kanseriyim. Buradaki Valencia maçını unutamıyorum. Böyle bir kalabalık, böyle bir izdiham görülmemişti. Taraftarların çoğu da zaten dışarıda kaldı. Bizim bir eksikliğimiz de hedefsiz takım olmamız. Gençlerbirliği'nin sevgisi Türkiye'nin her yerinde var. Fenerbahçe'yi tutan gibi Gençlerbirliği'ni sevenler ve tutanlar da var. Gençlerbirliği'nin bir çizgisi vardır. Çok eskiden taraftarlar maçlara kravatla gelirdi. Fair Play'i (dürüst oyun) kaybetmesinler. Mühim olan bu. Ankara'ya gelen takımlar Gençlerbirliği'ni yenseler bile bizim taraftarlar alkışlasınlar. Önemli olan centilmenliktir. Bugün Türkiye'de en çok Fair Play'i ödülü alan Gençlerbirliği taraftarıdır. Bunu 8 sefer almıştır' şeklinde konuştu.</p>

<p>'Bu kulüp küllerinden doğdu, yine de doğacaktır'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ankara takımlarının da Süper Lig'de şampiyon olmasını temenni eden Altıntaş, 'Ankara başarıya aç. Dünyada şampiyon olamamış tek başkent Ankara'dır ama nasıl yapacağız bilemiyorum. Gençlerbirliği'nin kendi yağında kavrulacak şekilde tekrardan ayağa kalkması lazım. Fakat kimseye de ihtiyacı olmaması lazım. O şekilde yönetilmesi ve bu durumun ömür boyu olacak şekilde olması lazım. Türkiye Cumhuriyeti yaşadığı sürece gideceğine de eminim. Bu kulüp küllerinden doğdu. Yine de küllerinden yine doğar. Bu kulübe hiçbir şey olmaz. Elimizden geldiği kadar tribünlerde yerimizdeyiz' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, GÜNCEL HABERLER, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.mansetgazetesi.net/bir-asirlik-kulubun-yarim-asirlik-taraftari</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/bir-asirlik-kulubun-yarim-asirlik-taraftari.jpg" type="image/jpeg" length="64863"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir'de yükümlüler kamu yararına çalışmalarda aktif yer alıyor]]></title>
      <link>https://www.mansetgazetesi.net/eskisehirde-yukumluler-kamu-yararina-calismalarda-aktif-yer-aliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetgazetesi.net/eskisehirde-yukumluler-kamu-yararina-calismalarda-aktif-yer-aliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'de kamu yararına çalışma yapan yükümlüler, bir lisenin eski binasındaki eşyaları yeni yerleşkeye taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir'de kamu yararına çalışma yapan yükümlüler, bir lisenin eski binasındaki eşyaları yeni yerleşkeye taşıdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eskişehir Denetimli Serbestlik İl Müdürlüğü'nün çalışmaları devam ediyor. Bu kapsamda, TEV Tuna-Orhan Nail İzgi Anadolu Lisesi yerleşkesinde bulunan 'MEBİ Ortaokul ve Lise Kitap Yazma Komisyonu Birimi' taşınma işlerine destek sağlandı. Müdürlükte kamu yararına çalışma yapan yükümlüler, eski binadaki eşyaların yeni yerleşkeye taşınmasına yardımcı oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, GÜNCEL HABERLER, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.mansetgazetesi.net/eskisehirde-yukumluler-kamu-yararina-calismalarda-aktif-yer-aliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 10:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/eskisehirde-yukumluler-kamu-yararina-calismalarda-aktif-yer-aliyor.jpg" type="image/jpeg" length="47867"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Moritanyalı öğrenciler Konya'da Türkçe öğreniyor]]></title>
      <link>https://www.mansetgazetesi.net/moritanyali-ogrenciler-konyada-turkce-ogreniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetgazetesi.net/moritanyali-ogrenciler-konyada-turkce-ogreniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Moritanya'dan Konya'ya gelen 33 üniversite öğrencisi bir ay süreyle yoğunlaştırılmış Türkçe eğitimi alırken, Konya'nın köklü kültürünü ve medeniyet mirasını yakından tanıma fırsatı buluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Moritanya'dan Konya'ya gelen 33 üniversite öğrencisi bir ay süreyle yoğunlaştırılmış Türkçe eğitimi alırken, Konya'nın köklü kültürünü ve medeniyet mirasını yakından tanıma fırsatı buluyor.</p>

<p>Milli Eğitim Bakanlığı, Nuakşot Büyükelçiliği, Nuakşot Eğitim Müşavirliği, Konya Büyükşehir Belediyesi, KTO Karatay Üniversitesi ve Nuakşot Üniversitesi'nin paydaşlığında yürütülen 'Mavi Atlas'tan Bereketli Bozkır'a' Türkçe Yaz Okulu Projesi, Türkçe'nin uluslararası alanda yaygınlaştırılmasına katkı sunarken, Türkiye ile Moritanya arasındaki eğitim ve kültür bağlarını da güçlendirmeyi hedefliyor. Moritanya Nuakşot Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde öğrenim gören öğrenciler, Türkiye'de vakıf üniversiteleri arasında ilk kez akredite edilen KTO KAR-DİL Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi aracılığıyla özel bir eğitim programından geçiyor. Öğrenciler yalnızca Türkçe öğrenmekle kalmıyor, aynı zamanda Konya'nın tarihini, kültürünü ve misafirperverliğini yakından tanıyor.</p>

<p>KTO Karatay Üniversitesi Türkçe Öğretimi ve Uygulama Merkezi Müdürü Neslihan Tuğba Küçükkoraş, Mavi Atlas'tan Bereketli Bozkır'a adlı projenin yürütücüsü olanlara yardımcı olmak ve öğrencilere Türkçe öğretmek üzere diğer öğretim üyeleriyle çalıştıklarını belirtti. Küçükkoraş, 'Bu projenin amacı, öğrencilerin kısa sürede hem Türkçe'lerini ilerletebilmesi, Türkçe'yi yerinde öğrenebilmeleri, Türk kültürünü, Türk sanatlarına dair farkındalıklarını geliştirebilmek. Bu projenin fitilinin ateşlenmesine sebep olan öncelikle Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk'e çok teşekkür ediyoruz. Kendilerinin Moritanya Nuakşot gezileri sırasında böyle bir proje ortaya çıkmış. Biz de bu projenin bir parçası olmaktan çok memnunuz, çok mutluyuz' dedi.</p>

<p>Öğrencileri tanımayı, Türk kültürünü onlara anlatabilmeyi, Türkçeyi onlara yerinde gösterebilmenin kendileri için büyük bir heyecan olduğunu vurgulayan Neslihan Tuğba Küçükkoraş, 'Onları buraya getiren hocalarımıza, paydaşlara, bu proje çok paydaşlı bir proje, işte Milli Eğitim Bakanlığı, Nuakşot Büyükelçiliği, Nuakşot Eğitim Müşavirliği, KTO Karatay Üniversitesi, Konya Büyükşehir Belediyesi, Nuakşot Üniversitesi gibi çok büyük paydaşları olan bir proje. O yüzden bütün paydaşlara da buradan teşekkürlerimizi iletmek isteriz. Bu projede yer almak bizim için büyük bir onur. Öğrencilerimizi buradan hem Türkçe anlamında, hem Türk kültürünü öğrenmeleri anlamında mutlu bir şekilde gönderebilmek bizim için en büyük verim ya da en büyük hediye olacak bizim için' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konya'ya hem Türk kültürünü tanımak hem de kendi kültürlerini tanıtmak için geldiklerini ifade eden Moritanyalı öğrenci Iz Dine Cheikh Abdel Kader, 'Türkçe ile hikayem 2019'da Kurtlar Vadisi, Diriliş Ertuğrul gibi dizileri izlemekle başladı. Sonra Moritanya'da Nuakşot Üniversitesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı bölümü açıldı. Sonra da o bölüme girmek istedim. Girdim, şu an 3. sınıfa geçiyorum. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı'na bizi buraya aldığı için teşekkür ediyoruz. Burada bir ay boyunca kalacağız. Konya'yı da çok sevdik, çok güzel. Konya Ticaret Odası'na, Karatay Üniversitesi'ne teşekkür ediyoruz. Bizi güzel şekilde ağırladılar' şeklinde konuştu</p>

<p>Moritanyalı öğrenci Oumou el Barke Oumar da, 'Konya'ya eğitim, yeni kültürü tanımak ve bizim kültürümüzü tanıtmak için geldim. Ben çocukken Türkçe bir dizi gördüm ama hiçbir şey anlamadım. Bu yüzden bu dili ben öğrenmek istiyorum dedim, zor ama yani istemekle her şey olabilir, sadece sen iste. Türkçe öğretmeni olmak istiyorum' dedi.</p>

<p>Kendisi için Türkçenin çok güzel bir dil olduğunu söyleyen Moritanyalı öğrenci Niouma Venez ise, 'Ben dizi ve şarkı ve müziklerini çok seviyorum. Bu yüzden benim için çok güzel bir bölüm. Biraz yani zor değil ve kolay değil yani, orta. Sadece çok çalışmak lazım. Ama ben yeni öğrenciyim. Bu yüzden çok Türkçe bilmiyorum ama gelecekte her şey güzel olacak inşallah. Bazı kelimeler çok zor. Ben gelecekte Türkçe öğretmeni veya tercüman olmak istiyorum' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL HABERLER, Haberde insan, Konya</category>
      <guid>https://www.mansetgazetesi.net/moritanyali-ogrenciler-konyada-turkce-ogreniyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/moritanyali-ogrenciler-konyada-turkce-ogreniyor.jpg" type="image/jpeg" length="17197"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahvaltı sofralarının atığı, el emeğinin hammaddesi oldu]]></title>
      <link>https://www.mansetgazetesi.net/kahvalti-sofralarinin-atigi-el-emeginin-hammaddesi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetgazetesi.net/kahvalti-sofralarinin-atigi-el-emeginin-hammaddesi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas'ta tespih ustası, atık olarak görülen zeytin çekirdeklerini bileklik ve tespihlere dönüştürerek geri dönüşüme katkı sağlıyor. Başlattığı kampanya kapsamında 100 adet zeytin çekirdeği getiren vatandaşlara, bu çekirdeklerden yaptığı el emeği bileklikleri hediye ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas'ta tespih ustası, atık olarak görülen zeytin çekirdeklerini bileklik ve tespihlere dönüştürerek geri dönüşüme katkı sağlıyor. Başlattığı kampanya kapsamında 100 adet zeytin çekirdeği getiren vatandaşlara, bu çekirdeklerden yaptığı el emeği bileklikleri hediye ediyor.</p>

<p>Sivas'ta tespih ustası İbrahim Kozan, her gün kahvaltı sofralarında tüketilen zeytin çekirdeklerini geri dönüşüme kazandırmak amacıyla dikkat çeken bir kampanya başlattı. Atık olarak görülen zeytin çekirdeklerini bileklik ve tespihlere dönüştüren usta, 100 adet zeytin çekirdeği getiren vatandaşlara, kendi yaptığı bileklikleri hediye ediyor. Su şişelerinin geri dönüşüme kazandırılması karşılığında teşvik verilmesinden ilham aldığını belirten tespih ustası, benzer bir uygulamanın zeytin çekirdekleri için de yapılabileceğini düşünerek kampanyayı hayata geçirdi. Böylece hem zeytin çekirdeklerinin çöpe atılmasının önüne geçmeyi hem de geri dönüşüm konusunda farkındalık oluşturmayı hedefledi. Kampanyanın duyulmasının ardından çok sayıda vatandaş zeytin çekirdeklerini biriktirerek teslim etmeye başladı. Toplanan çekirdekler işlenerek doğal bileklik ve tespihlere dönüştürülüyor.</p>

<p>Tespih ustası İbrahim Kozan, görenlerin ürünleri zeytin çekindeğinden ürettiğine inanmakta zorlandıklarını belirtip, 'Buradaki amacımız geri dönüşüme katkı sağlamak. Her gün kahvaltı sofralarımızda tükettiğimiz zeytinlerin çekirdeklerinin çöpe atılmaması ve yeniden değerlendirilmesini düşündüm. Bu nedenle zeytin çekirdeklerinden bileklik ve tespih yapmaya başladık. Bu ürünleri yaptığımı duyan arkadaşlarım ve dostlarım bana zeytin çekirdeği getirmeye başladı. Ben de farkındalık oluşturmak amacıyla bir kampanya başlattım. 100 adet zeytin çekirdeğini biriktirip getiren kişilere, getirdikleri çekirdeklerden yaptığım bir bilekliği hediye ediyorum. Su şişelerinin geri dönüşüme kazandırılması karşılığında ücret verilmesini görünce, aynı uygulamanın her gün tükettiğimiz zeytin çekirdekleri için de neden olmasın diye düşündüm. Böylece hem geri dönüşüme katkı sağlamak hem de insanlarda farkındalık oluşturmak istedim. Şu an bunu duyan insanlar da, 'Biz de zeytin çekirdeklerini çöpe atmayalım, biriktirip getirelim.' diye söylüyorlar. Yaptığım bileklikleri ve tespihleri görenler, ilk başta bunların zeytin çekirdeğinden yapıldığına inanamıyor. 'Gerçekten bunlar yediğimiz zeytinlerin çekirdekleri mi?' diye hayretlerini dile getiriyorlar. Bileklik ve tespihler tamamen doğal, zeytin çekirdeğinin kendi desenlerini taşıyor. Zeytinin kültürümüzde de ayrı bir yeri var. Bolluk ve bereket getirdiğine inanılıyor. İnsanlar bu ürünleri kullanırken hem geri dönüşüme katkı sağlıyor hem de anlamlı bir takıya sahip oluyor. Herkesi bu kampanyaya davet ediyorum. 100 adet zeytin çekirdeğini getirin, bilekliğinizi alın. Siz de çevreye bu şekilde katkıda bulunun' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Çekirdeklerini çöpe atmak yerine biriktirip buraya getirdim'</p>

<p>Başlatılan kampanyanın örnek bir davranış olduğunu ifade eden, Hasan Öztürk, 'Ben normalde Hollanda'da yaşıyorum. Sivas'a, eş dost ziyaretine geldim. Burada bir ağabeyimizin, 100 adet zeytin çekirdeği getirene bileklik hediye ettiğini duydum. Bunun üzerine ben de zeytin çekirdeklerini biriktirdim ve buraya getirdim. Bana çok güzel bir bileklik hediye etti. Kendilerine teşekkür ediyorum, Allah razı olsun. Hem geri dönüşüme katkı sağlamak hem de çevreyi korumak adına çok güzel bir çalışma olmuş. Zaten zeytinleri sürekli tüketiyoruz, çekirdeklerini çöpe atmak yerine biriktirip buraya getirdim. Böyle güzel bir hediyeyle karşılık bulması da bizi mutlu etti. Çevre temizliği ve geri dönüşüm açısından gerçekten örnek bir uygulama' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL HABERLER, Haberde insan, Sivas</category>
      <guid>https://www.mansetgazetesi.net/kahvalti-sofralarinin-atigi-el-emeginin-hammaddesi-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 09:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/kahvalti-sofralarinin-atigi-el-emeginin-hammaddesi-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="62380"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sevdiği kızın babası 800 bin lira başlık parası istedi, çareyi inşaatlarda çalışarak arıyor]]></title>
      <link>https://www.mansetgazetesi.net/sevdigi-kizin-babasi-800-bin-lira-baslik-parasi-istedi-careyi-insaatlarda-calisarak-ariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetgazetesi.net/sevdigi-kizin-babasi-800-bin-lira-baslik-parasi-istedi-careyi-insaatlarda-calisarak-ariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa'da yaşayan Mehmet Çiftçi, sevdiği kızla evlenebilmek için kızın ailesinin talep ettiği 800 bin liralık başlık parasını biriktirmek amacıyla 5 yıldır Ankara'da inşaatlarda işçi olarak çalışıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şanlıurfa'da yaşayan Mehmet Çiftçi, sevdiği kızla evlenebilmek için kızın ailesinin talep ettiği 800 bin liralık başlık parasını biriktirmek amacıyla 5 yıldır Ankara'da inşaatlarda işçi olarak çalışıyor.</p>

<p>Türkiye'de başlık parası adetine takılan gençlerden biri olan Mehmet Çiftçi, hem sevdiği kızın ailesine hem de Türkiye'ye seslenerek başlık parası uygulamasının sona ermesini istedi. Şanlıurfa'da yaşayan Mehmet Çiftçi, sevdiği kızla evlenebilmek için kızın ailesinin 800 bin lira başlık parası talep ettiğini belirterek, bu parayı biriktirebilmek amacıyla 5 yıl önce Ankara'ya geldiğini söyledi. Yıllardır inşaatlarda işçi olarak çalıştığını ifade eden Çiftçi, ağır şartlara rağmen yıllardır alın teri döktüğünü ancak ekonomik şartlar nedeniyle istediği miktarı bir türlü biriktiremediğini dile getirdi. Tek amacının sevdiği kadınla yuva kurmak olduğunu söyleyen Çiftçi, kızın ailesine seslenerek başlık parası talebinden vazgeçmelerini istedi. Çiftçi, amacının sevdiğiyle bir çatı altında olmak olduğunu ve Türkiye'de başlık parası adetinin bir an önce kalkmasını dile getirdi. Başlık parasının yalnızca kendi sorunu olmadığını vurgulayan Çiftçi, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde binlerce gencin aynı nedenle evlenemediğini belirtti.</p>

<p>'Gençlerin sesi olmak istiyorum'</p>

<p>Şanlıurfa'da ve Güneydoğu Anadolu'nun diğer illerinde başlık parası adetinin kalkması gerektiğini belirten Çiftçi, 'Ben aslen Şanlıurfalıyım. Başlık parasını toplamak için Ankara'ya geldim ama başlık parası çok olduğu için toplayamıyorum. Asgari ücretle çalışıyorum. Başlık parası adetinin kalkmasını istiyorum. Bana 'Başlık parası 700-800 bin lira, parayı getirmezsen sana kız yok' dediler. Ben de kendi çaremin başına bakmak durumunda kaldım. 5 yıldır inşaatlarda çalışıyorum. Parayı zor topluyorum. Gençlerin sesi olmak istiyorum. Sadece benim değil, oradaki bütün gençlerin sesi olmak istiyorum. Oradaki bütün gençler bu durumdan dolayı evlenemiyor. Zor bir durum. Ne yapacağımı bilmiyorum. Şu an çalışmak zorundayım. Sevdiğim kız bana kaçarsa sıkıntı olur, kaçıramam' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Zenginlerin kalbi var da fakirlerin yok mu?'</p>

<p>Ailesinin ve kendisinin durumu olmadığı için sevdiğiyle kavuşamadığını ifade eden Çiftçi, 'Ailemin de parası olmadığı için bana yardım edemediler. Zenginlerin kalbi var da fakirlerin yok mu? Biz de evlenmek istiyoruz ama başlık parası yüzünden evlenemiyoruz. 'Gençler evlensin' diyorlar ama oradaki gençler başlık parası yüzünden evlenemez. Bu durumu yaşayan arkadaşlarım da var. Onlar da 5-6 yıldır inşaatlarda çalışıyor, evlenemezler. Buradan yetkililere seslenmek istiyorum. Bu duruma bir çare bulsunlar. Buna 'dur' diyecek birisi lazım. Gençler Şanlıurfa'da evlenemiyor. 700-800 bin lira başlık parası olamaz. Ben sevdiğimi parayla satın alamam. Gönlüm sevmişse sevmiş, karşı taraf da sevmişse sevmiş. Bunu yaşayan bilir. Buradan ailesine de seslenmek istiyorum. Ben kızınızı kalpten seviyorum. O da beni seviyor. Lütfen başlık parasını kaldırın' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, GÜNCEL HABERLER, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.mansetgazetesi.net/sevdigi-kizin-babasi-800-bin-lira-baslik-parasi-istedi-careyi-insaatlarda-calisarak-ariyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 09:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/sevdigi-kizin-babasi-800-bin-lira-baslik-parasi-istedi-careyi-insaatlarda-calisarak-ariyor.jpg" type="image/jpeg" length="55762"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Orman şehitleri dualarla anıldı]]></title>
      <link>https://www.mansetgazetesi.net/orman-sehitleri-dualarla-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetgazetesi.net/orman-sehitleri-dualarla-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'in Seyitgazi ilçesinde orman yangınına müdahale ederken 23 Temmuz 2025 tarihinde şehit olan 10 kahraman, düzenlenen programda dualarla anıldı. Programa katılan şehit yakınları duygu dolu anlar yaşadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir'in Seyitgazi ilçesinde orman yangınına müdahale ederken 23 Temmuz 2025 tarihinde şehit olan 10 kahraman, düzenlenen programda dualarla anıldı. Programa katılan şehit yakınları duygu dolu anlar yaşadı.</p>

<p>Seyitgazi ilçesinde orman yangınına müdahale sırasında alevlerin ortasında kalan Sercan Utni, Hilmi Şahin, Eyüp Dereli, Tolunay Kocaman, Enes Kızılyel, Muharrem Can, İlker Onarıcı, Tekin Enes Sarıyıldız, Bayram Eren Arslan ve Alperen Özcan şehit olmuştu. Türkiye'yi yasa boğan olayın üzerinden tam 1 sene geçti. Vatan uğruna canlarını feda eden şehitlerin anılması için Seyitbattalgazi Türbesi'nde Mevlid-i Şerif programı düzenlendi. Program kapsamında, Cuma namazı öncesinde Mevlid-i Şerif okutuldu. Namazın ardından misafirlere yemek ikramı yapıldı.</p>

<p>'Babam olmadan sanki dünya bize sırtını döndü gibi hissediyorum'</p>

<p>Programa hem çok sayıda vatandaş hem de şehit aileleri katıldı. Şehit Eyüp Dereli'nin 11 yaşındaki oğlu Batuhan Dereli, 'Bugün babamın vefatının birinci yıl dönümü için buradayız. Şu anda hem kendimi mutlu hissediyorum hem de kendimi üzgün hissediyorum. Mutlu hissetmemin nedeni, babam her zaman şehit olmak istiyordu, bu mertebeye de geldiği için mutluyum. Üzgün olmamın nedeni de, babam bizim sağ kolumuzdu, sol kanadımızdı. Babam olmadan sanki dünya bize sırtını döndü gibi hissediyorum, o yüzden üzgünüm. Dozerci olma hayalim devam ediyor. Babam hala aslında o işi yapıyor, ben de bu işi yapmak ve dozer sürmeye devam etmek istiyorum' dedi.</p>

<p>'Sanki bir yıldan çok daha uzun yıllar geçti bizim için'</p>

<p>Eyüp Dereli'nin ablası Berna Coşan, 'Orman Bölge Müdürlüğüne çok teşekkür ederiz, bugün Seyitgazi'de Orman Bölge Müdürlüğü okutuyor, dün bizim mevlidimiz vardı, babamın okutuldu. Kardeşimin vefat yıl dönümünde onu anma programındayız, herkese teşekkür ederiz. Eyüp benim için çok değerliydi, o benim her şeyimdi. Ablalar kardeşlerin ikinci annesidir, o bana hep, 'Sen benim ikinci annemsin ablacım' derdi. Öyleydi, benim çok kıymetlimdi. Çok üzgünüm. Çocuklarımızla hayata devam etmeye çalışıyoruz; onun çocuklarıyla, kendi çocuklarımla. Sanki bir yıldan çok daha uzun yıllar geçti bizim için. Acı dolu, üzüntü dolu bir yıl geçirdik' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Vefatından 10 gün önce düğün yapmıştı'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şehit Tolunay Kocaman'ın eniştesi Seydi Kanat ise, şunları söyledi:</p>

<p>'Tabii o acıyı yaşayanlar bilir. Şehidimiz vefatından 10 gün önce düğün yapmıştı. Tabii en büyük travmayı yaşayan da eşi olmuştur ama bu takdir-i ilahi, bunu kimse değiştiremez. Orada yaşanan bir kaza diye bakıyoruz olaya. Gerekli araştırma yapılarak bunlar kamuoyuna açıklandı zamanında. Biz de elbette ki her aile gibi aynı şekilde o günü, o acıları yaşayan bir aileyiz. Benim kendi çocuklarımdan birisi ormancı, birisi itfaiyeci. Bunlar doğal hayatın içerisinde olan şeyler. Tabii o gün orada devletimiz ve milletimiz adına büyük bir acı yaşanmıştır. O acıları yaşayan tüm yakınlarımızın başı sağ olsun.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, GÜNCEL HABERLER, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.mansetgazetesi.net/orman-sehitleri-dualarla-anildi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 17:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/orman-sehitleri-dualarla-anildi.jpg" type="image/jpeg" length="84932"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[34 yıldır su içemeyen yaşlı adam, 10 gündür yemek de yiyemiyor]]></title>
      <link>https://www.mansetgazetesi.net/34-yildir-su-icemeyen-yasli-adam-10-gundur-yemek-de-yiyemiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetgazetesi.net/34-yildir-su-icemeyen-yasli-adam-10-gundur-yemek-de-yiyemiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da 34 yıl boyunca su içemediğini söyleyen 79 yaşındaki Mustafa Akbıyık, yeniden su içmeye başlamasının ardından bu kez de yemek yiyemediğini belirtti. Yaklaşık 10 gündür katı gıda tüketemediğini ifade eden Akbıyık, yaşadığı sağlık sorununun giderek ağırlaştığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara'da 34 yıl boyunca su içemediğini söyleyen 79 yaşındaki Mustafa Akbıyık, yeniden su içmeye başlamasının ardından bu kez de yemek yiyemediğini belirtti. Yaklaşık 10 gündür katı gıda tüketemediğini ifade eden Akbıyık, yaşadığı sağlık sorununun giderek ağırlaştığını söyledi.</p>

<p>Ankara'da yaşayan 79 yaşındaki Mustafa Akbıyık, 1992 yılında eşiyle birlikte sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlendikten sonra su içemediğini, yıllarca yalnızca çay ve gazoz tüketebildiğini dile getirmişti. Tedavi arayışını sürdüren Akbıyık'ın son dönemde yeniden su içmeye başladığı öğrenildi. Akbıyık, boya işiyle meşgulken bir anda su içme isteği geldiğini ve o günden sonra günde 2 litreye kadar su içebildiğini söyledi. Su içmeye başlamasının ardından bu kez yemek yiyememeye başladığını belirten Akbıyık, yaklaşık 10 gündür hiçbir katı gıda tüketemediğini söyledi. Son 4 ayda 46 kilodan 39 kiloya düştüğünü belirten Akbıyık, yaşadığı sağlık sorununun hayatını olumsuz etkilediğini dile getirdi. Akbıyık, yaşadığı rahatsızlığın nedeninin belirlenmesini ve yeniden sağlıklı şekilde beslenebilmeyi umut ettiğini sözlerine ekledi.</p>

<p>'İçimden istifra etmek geliyor'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>10 gündür yemek yiyemediğini ve bu durumun yaşamını ciddi şekilde etkilediğini belirten Akbıyık, 'Allah'ın sayesinde su içememeyi atlattım. 34 yıldır su içemiyordum. Bir dairede boya yaparken canım öyle çok su istedi ki, içince bir daha içtim. Sonraki gün yine içtim. Ondan sonra da yemek yemeye zorlandım. Yemek yiyemiyorum. İçimden istifra etmek geliyor. 10 gündür yemek yiyemiyorum. Mama ile besleniyorum. Mama da çok pahalı. Yenimahalle Devlet Hastanesi'ne ve Sincan Araştırma Hastanesi'ne gittim. Doktorlar bana bir şey demiyorlar. İlaç verdiler. 'Bunları kullan, sonra yemek yiyebilirsin' dediler. Yiyemiyorum. Bugün ağzıma hiçbir lokma koymadım' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, GÜNCEL HABERLER, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.mansetgazetesi.net/34-yildir-su-icemeyen-yasli-adam-10-gundur-yemek-de-yiyemiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/34-yildir-su-icemeyen-yasli-adam-10-gundur-yemek-de-yiyemiyor.jpg" type="image/jpeg" length="36683"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaklaşık 2 milyon kişinin beklediği 2027 hac kuraları çekildi]]></title>
      <link>https://www.mansetgazetesi.net/yaklasik-2-milyon-kisinin-bekledigi-2027-hac-kuralari-cekildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetgazetesi.net/yaklasik-2-milyon-kisinin-bekledigi-2027-hac-kuralari-cekildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hacı adaylarının heyecanla beklediği 2027 hac kurası noter ve basın huzurunda gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hacı adaylarının heyecanla beklediği 2027 hac kurası noter ve basın huzurunda gerçekleştirildi.</p>

<p>Yaklaşık 2 milyon kişinin heyecanla beklediği 2027 yılı hac kuraları Ankara'da çekildi. Diyanet İşleri Başkanlığı Şehit Ali Alıtkan Konferans Salonu'nda noter ve basın huzurunda yapılan kura çekimine, başta Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş olmak üzere hacı adayları ve yakınları katıldı.</p>

<p>'Kabe hasretiyle beklediğinizi, dualarınıza her zaman hac niyetini kattığınızı biliyoruz'</p>

<p>Açılış konuşması gerçekleştiren Safi Arpaguş, 'Yıllardır Kabe hasretiyle beklediğinizi, dualarınıza her zaman hac niyetini kattığınızı biliyoruz. Birazdan açıklanacak sonuçların hepiniz için nasıl bir anlam taşıdığının farkındayız. Ancak, burada özellikle ifade etmek istediğim önemli bir husus var. Hac yolculuğu, önce gönülde başlar. Aslolan yüreğimizde hissettiğimiz duygu ve heyecandır. Kurada adı çıkanların sevinci de bu umudu seneye taşıyanların hüznü de Allah katında çok kıymetlidir. Çünkü yaptığımız ve yapacağımız bütün ibadetlerde önemli olan imanımız, niyetimiz ve samimiyetimizdir. Cenabı Allah, kalbimizde taşıdığımız imanımıza, niyetimize ve samimiyetimize bakacaktır. Amellerimiz niyetlerimize göre değer kazanacaktır. Dolayısıyla kura sonucu ne olursa olsun niyetimiz halis ise o bizi Allah'ın rızasına ulaştıracaktır. Bugün kurada ismi çıkan kardeşlerimiz elbette büyük bir sevinç yaşayacaktır. İsmi çıkmayan kardeşlerimize düşen ise umut ve heyecanlarını diri tutmaktır. Gönüllerinde taşıdıkları Kâbe özlemini muhafaza etmektir. Çünkü Rabbimizin davetine içtenlikle icabet etme arzusu başlı başına büyük ve kıymetli bir iştir. İnanıyoruz ki bugün sevinç yaşayan kardeşlerimizin mutluluğu da, sabırla beklemeye devam edecek kardeşlerimizin teslimiyeti de Allah katında karşılıksız kalmayacaktır' dedi.</p>

<p>Arpaguş, Suudi Arabistan'ın hac kurallarını titizlikle uyguladığını belirterek, hac vizesi ve 'Nüsük Kartı' olmayan kişilerin kutsal bölgelere girişine izin verilmediğini, vatandaşların yetkisiz kişi ve oluşumlara itibar etmemesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Arpaguş, 'Ya Allah, Bismillah' diyerek kura butonuna basarak çekilişi başlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yıl ilk kez ön kayıt yaptıran 252 bin 708 kişi ile önceki yıllardan kaydı bulunup kayıt yenileme işlemini tamamlayan 1 milyon 625 bin 338 kişi olmak üzere toplam 1 milyon 878 bin 46 vatandaş kura heyecanı yaşadı.</p>

<p>Suudi Arabistan tarafından Türkiye'ye 2027 yılı hac organizasyonu için 84 bin 942 kişilik kontenjan tahsis edildi.</p>

<p>Kura sonuçlarını 22 Temmuz saat 20.00'den itibaren e-Devlet Kapısı üzerinden sorgulanabilecek. Sonuçlar ayrıca kısa mesaj (SMS) yoluyla da adaylara bildirilecek.</p>

<p>Kura sonucunda kesin kayıt hakkı kazanan vatandaşlar, kayıt işlemlerini 30 Temmuz Perşembe günü saat 08.30'dan 18 Ağustos tarihine kadar e-Devlet Kapısı üzerinden gerçekleştirebilecek.</p>

<p>Hac organizasyonu kapsamında hacı adaylarının kutsal topraklara 17 Nisan-11 Mayıs 2027 tarihleri arasında uğurlanması, dönüşlerinin ise 20 Mayıs-15 Haziran 2027 tarihleri arasında gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, GÜNCEL HABERLER, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.mansetgazetesi.net/yaklasik-2-milyon-kisinin-bekledigi-2027-hac-kuralari-cekildi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/yaklasik-2-milyon-kisinin-bekledigi-2027-hac-kuralari-cekildi.jpg" type="image/jpeg" length="92162"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yenice Mahallesi Muhtarı Vural Köseoğlu yoğun bakıma kaldırıldı]]></title>
      <link>https://www.mansetgazetesi.net/yenice-mahallesi-muhtari-vural-koseoglu-yogun-bakima-kaldirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetgazetesi.net/yenice-mahallesi-muhtari-vural-koseoglu-yogun-bakima-kaldirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'in Sivrihisar ilçesi Yenice Mahallesi Muhtarı Vural Köseoğlu, geçirdiği beyin kanaması sonrası hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir'in Sivrihisar ilçesi Yenice Mahallesi Muhtarı Vural Köseoğlu, geçirdiği beyin kanaması sonrası hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre, aniden rahatsızlanan 57 yaşındaki iki çocuk babası Vural Köseoğlu, olay yerine çağrılan sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edildi. Beyin kanaması geçirdiği belirlenen muhtarın tedavisine yoğun bakım ünitesinde devam edildiği öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, GÜNCEL HABERLER, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.mansetgazetesi.net/yenice-mahallesi-muhtari-vural-koseoglu-yogun-bakima-kaldirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/yenice-mahallesi-muhtari-vural-koseoglu-yogun-bakima-kaldirildi.jpg" type="image/jpeg" length="34675"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dönmez buğday hasadında katıldı]]></title>
      <link>https://www.mansetgazetesi.net/eski-enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-donmez-bugday-hasadinda-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetgazetesi.net/eski-enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-donmez-bugday-hasadinda-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Eskişehir'in kırsal kesimlerinde buğday tarlası hasadına katıldı. Biçerdöver de kullanan Dönmez, hasat sonrası yaptığı konuşmada, 'Eskişehir'imiz aynı zamanda bir tarım kentidir. İlimizde bu sene yaklaşık 1 milyon 975 bin dekar alana buğday ektik, bunun yarısı kadar bir alana da arpa ekimi yapıldı' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eski Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Eskişehir'in kırsal kesimlerinde buğday tarlası hasadına katıldı. Biçerdöver de kullanan Dönmez, hasat sonrası yaptığı konuşmada, 'Eskişehir'imiz aynı zamanda bir tarım kentidir. İlimizde bu sene yaklaşık 1 milyon 975 bin dekar alana buğday ektik, bunun yarısı kadar bir alana da arpa ekimi yapıldı' dedi.</p>

<p>Hasat etkinliği, Odunpazarı ilçesi Türkmentokat Mahallesi'nde bulunan bir buğday tarlasında gerçekleştirildi. Çiftçilerle beraber hasadı gerçekleştiren Fatih Dönmez, biçerdöver kullandı. Hasat sonrasında bu seneki tarım verilerini paylaşan Dönmez, 'Geçtiğimiz yıllara göre verim oldukça yüksek gözüküyor, gelen ilk veriler de zaten bu yöndedir. Geçtiğimiz yıl bildiğiniz gibi hem kuraklık yaşanmıştı hem de zirai dondan dolayı neredeyse yüzde 25 ile yüzde 50 arasında değişen oranlarda verim kaybımız olmuştu. Bu sene ise tam tersine; hem arpada hem de buğdayda yüzde 50'lere varan, hatta bazı bölgelerde daha da yüksek oranlarda bir üretim artışı söz konusudur. Eskişehir'imiz aynı zamanda bir tarım kentidir. Bu sene yaklaşık 1 milyon 975 bin dekar alana buğday ektik, bunun yarısı kadar bir alana da arpa ekimi yapıldı. Öyle gözüküyor ki 1 milyon tona yakın bir miktarda buğday üretimi gerçekleşecek, bunun yarısı kadar da arpa üretimi söz konusu olacaktır' dedi.</p>

<p>'60 günlük hasat 2 güne düştü'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konuşmasına devam eden Korkmaz, 'Eskişehir genelinde 21 alım ofisimiz bulunacaktır. Geçtiğimiz yıldaki alım ofislerine ilaveten 4 yeni yer daha ekliyoruz. Böylece dün olduğu gibi bugün de üreticimizin ve çiftçimizin yanında olacağız. Bizim çocukluğumuzun olduğu dönemlerde biçerdöverler bu bölgeye daha yeni yeni girmeye başlamıştı. O zamanlar tarım elle yapılıyordu; hem biçme hem de harman zamanı büyük bir arazinin işini bitirmek herhalde 45-60 günü buluyordu. Şimdi ise 400 dekarlık bir alandayız. Biraz önce biçerdöverdeki operatör arkadaşla konuştum, 'İki gün içerisinde bu hasadı yapabiliyoruz' dedi. İçerisinde klimalı bir ortam bulunan, tam otomatik ve programlanmış akıllı bir cihazdan bahsediyoruz. Eskiden kara sabanın, öküzün veya atın arkasındaki pullukla yapılan işlerin devri bitti. Tüm dünya makineleşti, bizim de makineleşmemiz gerekiyor. Daha önce, geçen sene de böyle bir hasat zamanında gelmiştik. Yanlış hatırlamıyorsam o zaman arpa biçmiştik, bu sene ise buğday biçtik. Bakarsınız seneye ayçiçeği veya başka bir ürün olabilir. Çiftçimizle zaman zaman bir araya gelmeye devam ediyoruz' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, GÜNCEL HABERLER, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.mansetgazetesi.net/eski-enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-donmez-bugday-hasadinda-katildi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 10:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/eski-enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-donmez-bugday-hasadinda-katildi.jpg" type="image/jpeg" length="54118"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Unutulmaya yüz tutan Türkmen geleneği, düğünde eğlenceli anlar yaşattı]]></title>
      <link>https://www.mansetgazetesi.net/unutulmaya-yuz-tutan-turkmen-gelenegi-dugunde-eglenceli-anlar-yasatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetgazetesi.net/unutulmaya-yuz-tutan-turkmen-gelenegi-dugunde-eglenceli-anlar-yasatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas'ın Altınyayla ilçesinde bir düğünde gerçekleştirilen, Türkmen ve Yörük kültüründen miras kalan deve oyunu katılımcılara eğlenceli anlar yaşattı. Deve maskotunun içine giren ekip düğün alanında bir birinden farklı figürler sergileyerek hünerlerini gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas'ın Altınyayla ilçesinde bir düğünde gerçekleştirilen, Türkmen ve Yörük kültüründen miras kalan deve oyunu katılımcılara eğlenceli anlar yaşattı. Deve maskotunun içine giren ekip düğün alanında bir birinden farklı figürler sergileyerek hünerlerini gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anadolu'nun ilginç ve unutulmaya yüz tutan düğün gelenekleri, Sivas'ın ilçe ve köylerinde yaşatılmaya devam ediyor. Altınyayla ilçesinde Çoban ailesinin düğünü ilginç ve eğlenceli anlara sahne oldu. Türkmen ve Yörük kültürüne ait deve oyunu, davul ve zurna eşliğinde düğün alanında gerçekleştirildi. İlçede yaşayan bir kaç kişinin üzerine örtü sererek deve figürü oluşturuldu. Sahneye çıkan deve maskotu düğün sahipleri ve katılımcıları kovalayarak vatandaşlara eğlenceli anlar yaşattı. Altınyayla ilçesinde gerçekleştirilen düğünde sergilenen deve oyunu, düğüne katılan tüm misafirlerin oyuna katılmasıyla daha da eğlenceli bir hal aldı.</p>

<p>Farklı geleneklerin uzun yıllardır ilçede ki düğünlerde yapıldığını aktaran düğün sahibi Şerafettin Çoban, 'Altınyayla ilçemizde gelenek göreneklerimizi yaşatalım istedik. Bu yüzden oğlumun düğününde ilçemiz bölgelerinde oynanan deve oyununu gerçekleştirdik. Bu deve oyunu bir Türkmen geleneği düğünümüze gelen misafirlerimizde çok beğendi, çok hoşlarına gitti. Bu tarz güzel ve ilgi çekici geleneklerimizin bu şekilde ilerleyen dönemlerde de devam etmesini istiyoruz' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL HABERLER, Haberde insan, Sivas</category>
      <guid>https://www.mansetgazetesi.net/unutulmaya-yuz-tutan-turkmen-gelenegi-dugunde-eglenceli-anlar-yasatti</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 10:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/unutulmaya-yuz-tutan-turkmen-gelenegi-dugunde-eglenceli-anlar-yasatti.jpg" type="image/jpeg" length="41633"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yarım asırlık dükkanın büyük derdi: 'Elimizden her iş geliyor, ama çırak gelmiyor!']]></title>
      <link>https://www.mansetgazetesi.net/yarim-asirlik-dukkanin-buyuk-derdi-elimizden-her-is-geliyor-ama-cirak-gelmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetgazetesi.net/yarim-asirlik-dukkanin-buyuk-derdi-elimizden-her-is-geliyor-ama-cirak-gelmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'de yarım asra yakın bir süredir şemsiye tamiri ve bıçak bileme üzerine faaliyet gösteren tarihi dükkanda, unutulmaya yüz tutmuş mesleklerin geleceği ve yeni neslin zanaatkarlığa olan ilgisizliği nedeniyle çırak yetiştirme noktasında ciddi sıkıntılar yaşanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir'de yarım asra yakın bir süredir şemsiye tamiri ve bıçak bileme üzerine faaliyet gösteren tarihi dükkanda, unutulmaya yüz tutmuş mesleklerin geleceği ve yeni neslin zanaatkarlığa olan ilgisizliği nedeniyle çırak yetiştirme noktasında ciddi sıkıntılar yaşanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aslen Konyalı olan ve 1975 yılında yerleştiği Eskişehir'de 40 yıldır Odunpazarı ilçesi Deliklitaş Mahallesi'ndeki aynı dükkanda hizmet veren mesleğin emektar ustası 82 yaşındaki Mehmet Dündar, şemsiye tamirinden bıçak bilemeye kadar elinden her işin geldiğini anlattı.</p>

<p>'Yeni nesilde bizim gibi çalışma azmi yok'</p>

<p>Sektörde yeni çırak yetişmemesinden ve gelenlerin de mesleğe uyum sağlayamamasından dert yanan usta zanaatkar Mehmet Dündar, mesleğin geleceğine dair endişelerini şu sözlerle dile getirdi:</p>

<p>'Biz bu dükkanda her türlü şemsiye tamirini, bıçak bilemeyi ve benzeri her işi yapıyoruz; elimizden hiçbir şey kurtulamaz. Varlıklarını sürdüren kendi çocuklarımın hepsi bu işi öğrendiler ve biliyorlar. Ancak hepsinin şu an farklı işi gücü var; biri memur oldu, diğeri sanayide çalışıyor. Kendi yollarında devam ediyorlar. Açıkçası çalışmak isteyen biri olsa işi öğretiriz ancak artık dışarıdan pek gelen olmuyor. Zaman zaman çırak olmak için gelenler de oldu, ama hiçbirinden istediğimiz o meslek aşkı ve ışık ortaya çıkmadı. Gerçekten yeni nesilde artık bizim dönemimizdeki gibi bir çalışma azmi ve işe dört elle sarılma durumu olmuyor, zaten bu şartlarda olması da pek mümkün görünmüyor.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, GÜNCEL HABERLER, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.mansetgazetesi.net/yarim-asirlik-dukkanin-buyuk-derdi-elimizden-her-is-geliyor-ama-cirak-gelmiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/yarim-asirlik-dukkanin-buyuk-derdi-elimizden-her-is-geliyor-ama-cirak-gelmiyor.jpg" type="image/jpeg" length="92391"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akvaryumseverler artık süs balıklarını değil, egzotik ve tehlikeli türleri tercih ediyor]]></title>
      <link>https://www.mansetgazetesi.net/akvaryumseverler-artik-sus-baliklarini-degil-egzotik-ve-tehlikeli-turleri-tercih-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetgazetesi.net/akvaryumseverler-artik-sus-baliklarini-degil-egzotik-ve-tehlikeli-turleri-tercih-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas'ta akvaryum tutkunları, süs balıkları yerine piranha, timsah zargana, yılanbaş ve çiçekboynuzlu gibi tehlikeli ve egzotik türlere yöneldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas'ta akvaryum tutkunları, süs balıkları yerine piranha, timsah zargana, yılanbaş ve çiçekboynuzlu gibi tehlikeli ve egzotik türlere yöneldi.</p>

<p>Sivas'ta akvaryum kültürüne ilgi her geçen gün artarken, vatandaşlar artık klasik akvaryum balıklarının yanı sıra egzotik ve farklı türlere de ilgi gösteriyor. Yaklaşık 100 farklı balık türünün bulunduğu işletmelerde özellikle piranha, timsah zargana (aligatör gar), yılanbaş (çanna) ve çiçekboynuzlu (flowerhorn) gibi tehlikeli ve egzotik türler dikkat çekiyor. Sivas'ta Osman Yiğit isimli akvaryumcu, Sivas'ta farklı balık türlerinin daha önce yeterince bulunmadığını belirterek hem görsel bir şölen oluşturmak hem de hobilerini mesleklerine yansıtmak amacıyla tür çeşitliliğini artırdıklarını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Yaklaşık 100 çeşit balığımız bulunuyor'</p>

<p>İşletmelerinde yaklaşık 100 farklı balık türü bulunduğunu ifade eden Osman Yiğit, 'Sivas'ta bu kadar fazla çeşit bulunmuyordu. Biz de hem insanlar için hem de kendimiz adına görsel bir şölen oluşturmak, bu işin keyfini yaşamak ve hobimizi mesleğimize yansıtmak istedik. Bu nedenle tür çeşitliliğimizi artırdık. Böylece insanların Sivas gibi bir şehirde farklı balık türlerini yakından görmesine de vesile olduk. İşletmemizde yaklaşık 100'e yakın çeşit balık bulunuyor. Türler arasında piranha, aligatör gar, çanna, flowerhorn gibi dikkat çeken türler yer alıyor. Bunun yanı sıra tropikal balıkların da neredeyse tamamına yer veriyoruz' dedi.</p>

<p>'Önceliğimiz insanların bu canlıları tanıması'</p>

<p>Vatandaşlardan olumlu geri dönüşler aldıklarını belirten Yiğit, önceliklerinin sadece satış yapmak olmadığını dile getirerek, 'Vatandaşlardan oldukça güzel tepkiler alıyoruz. Şaşıranlar da oluyor, hayran kalanlar da. Aldığımız geri dönüşler ve tebrikler bizi mutlu ediyor. Aslında önceliğimiz sadece satış yapmak değil. İnsanların gelip bu farklı türleri görmesi, çocuklarını getirerek onları değişik canlılarla tanıştırması bizim için daha önemli. Amacımız, akvaryum kültürünü insanlara sevdirmek. Buradaki balıkların tamamı tatlı su balıklarıdır. Uygun akvaryum şartları sağlandığı sürece evlerde ve iş yerlerinde rahatlıkla beslenebilirler. Besleyemeyenler ise gelip burada bu canlıları görüp inceleyebilirler. Bizim için en önemli nokta insanların bu güzellikleri yakından tanımasıdır' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL HABERLER, Haberde insan, Sivas</category>
      <guid>https://www.mansetgazetesi.net/akvaryumseverler-artik-sus-baliklarini-degil-egzotik-ve-tehlikeli-turleri-tercih-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/akvaryumseverler-artik-sus-baliklarini-degil-egzotik-ve-tehlikeli-turleri-tercih-ediyor.jpg" type="image/jpeg" length="41190"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ESOGÜ Rektörü Çolak, İl Müdürü Kalın'ı ziyaret etti]]></title>
      <link>https://www.mansetgazetesi.net/esogu-rektoru-colak-il-muduru-kalini-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetgazetesi.net/esogu-rektoru-colak-il-muduru-kalini-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Gençlik ve Spor İl Müdürü (GSB) Hasan Kalın'ı makamında ziyaret ederek kurumlar arası iş birliği çalışmalarını görüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Gençlik ve Spor İl Müdürü (GSB) Hasan Kalın'ı makamında ziyaret ederek kurumlar arası iş birliği çalışmalarını görüştü.</p>

<p>Eskişehir'de kurumsal iş birliklerinin artırılması amacıyla gerçekleştirilen ziyaret kapsamında, ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Gençlik ve Spor İl Müdürü Hasan Kalın ile İl Müdürlüğü binasında bir araya geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gerçekleştirilen görüşmede, iki kurum arasında hâlihazırda yürütülen ortak çalışmalar değerlendirildi. Ziyarette ayrıca, kurumlar arasındaki iş birliğinin daha da geliştirilmesine yönelik karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu.</p>

<p>Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Eskişehir Gençlik ve Spor İl Müdürü Hasan Kalın, nazik ziyaretleri ve sağladığı katkılar dolayısıyla ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak'a teşekkürlerini iletti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, GÜNCEL HABERLER, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.mansetgazetesi.net/esogu-rektoru-colak-il-muduru-kalini-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 10:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/esogu-rektoru-colak-il-muduru-kalini-ziyaret-etti.jpg" type="image/jpeg" length="99499"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Kız çocuğu yapamaz' diyenlere inat tarlada babasının sağ kolu oldu]]></title>
      <link>https://www.mansetgazetesi.net/kiz-cocugu-yapamaz-diyenlere-inat-tarlada-babasinin-sag-kolu-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetgazetesi.net/kiz-cocugu-yapamaz-diyenlere-inat-tarlada-babasinin-sag-kolu-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'in Çifteler ilçesinde yaşayan 27 yaşındaki inşaat yüksek mühendisi Funda Taş, babasının 40 yıllık çiftçilik tecrübesini mühendislik yetenekleriyle harmanlayarak tarımda verimi artırıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir'in Çifteler ilçesinde yaşayan 27 yaşındaki inşaat yüksek mühendisi Funda Taş, babasının 40 yıllık çiftçilik tecrübesini mühendislik yetenekleriyle harmanlayarak tarımda verimi artırıyor.</p>

<p>Çifteler ilçesine bağlı kırsal Dikmen Mahallesi'nde, yaşayan 27 yaşındaki mühendis Funda Taş, 3 yıldır babası Ferudun Taş ile birlikte omuz omuza vererek 700 dekar tarım arazisinde modern çiftçilik yapıyor. Bilgisayar başında çalışmak yerine yüzünü güneşe dönüp toprakla ilgilenmeyi seçtiğini belirten genç yüksek mühendis, akademik araştırma ve istatistik yeteneklerini tarlaya taşıyarak ezber bozuyor. Yaklaşık 350 dekar buğday, 350 dekar da ayçiçeği, kabak ve pancar olmak üzere toplam 700 dekar araziyi işleyen Funda Taş ve babası Ferudun Taş, toprağa sevgi ve bilim katıldığında nelerin başarılabileceğini tüm Türkiye'ye kanıtlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Mühendislik yeteneklerim tarlada devreye giriyor'</p>

<p>Çiftçiliğin kendisine büyük bir huzur verdiğini ve gençlerin bu sektöre yatırım yapması gerektiğini söyleyen Funda Taş, 'İnsan yaşıyla birlikte doğal yaşamın kendisine daha fazla mutluluk verdiğini keşfediyor. Akşam tarlanın başına gelip nefes almayı çok seviyorum. Araştırma yapmayı bildiğim için mühendislik yeteneklerim burada çok devreye giriyor. İşin akademik kısmını takip edip istatistikler çıkarıyorum. Bu da daha doğru kararlar almamızı sağlıyor. Biz iki kız kardeşiz. Babam bana hiçbir zaman 'Sen kadınsın, yapamazsın' demedi, hep arkamda durdu. İleride başka işler de yapsak bu toprakları ekip biçmeye, bu mirasımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz' diyerek genç kadınlara ilham veriyor.</p>

<p>'Kızım benim sağ kolum gibidir'</p>

<p>Yaklaşık 40 yıldır toprağı işleyen baba Ferudun Taş ise kızının tarlaya gelmesiyle birlikte işlerin çok daha bilimsel ve kazançlı hale geldiğini gururla anlatıyor. Kızının kendisinin sağ kolu olduğunu belirten baba Taş, şöyle konuştu:</p>

<p>'Kızım benim sağ kolum gibidir. Anlamadığım şeyleri ona soruyorum. O okumuş bir mühendis olduğu için çok daha güzel araştırıyor, öğreniyor ve bana doğru yolu göstererek işi doğru yapmamı sağlıyor. Mesela gübreleme ve sulama konusunda bizim yanlış bildiklerimizi o düzeltiyor. Daha güzel araştırıp beni bilgilendiriyor. Bu yıl onun dediği gibi yapmaya başladım ve başarılı da olduk. Benim erkek çocuğum yok ama kızım benim işimi tıpkı bir erkek çocuğu gibi yapıyor. O da bu işin işleyişini gördükten sonra meraklandı ve daha istekli bir şekilde yapmaya başladı. Son yıllarda yeraltı suları ve kuyular sayesinde sulu tarım daha da çoğaldı. Eskiye kıyasla çok daha bilinçli ve verimli çalışılmaya başlandı, bu da işi daha kazançlı hale getirdi. Ziraat mühendisliği okuyup köye gelerek çiftçilik yapan bir sürü yeğenim ve akrabam var. Eskişehir'e veya başka bir yere gitmiyorlar; gelip burada babalarının işini yapıyorlar. Yaptıkları işten de son derece mutlular.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, GÜNCEL HABERLER, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.mansetgazetesi.net/kiz-cocugu-yapamaz-diyenlere-inat-tarlada-babasinin-sag-kolu-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 09:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/kiz-cocugu-yapamaz-diyenlere-inat-tarlada-babasinin-sag-kolu-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="22169"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir'de yükümlüler okulda boya, tadilat ve temizlik çalışması başlattı]]></title>
      <link>https://www.mansetgazetesi.net/eskisehirde-yukumluler-okulda-boya-tadilat-ve-temizlik-calismasi-baslatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetgazetesi.net/eskisehirde-yukumluler-okulda-boya-tadilat-ve-temizlik-calismasi-baslatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'de denetimli serbestlik yükümlüleri, Cemal Mümtaz Sosyal Bilimler Lisesinde geniş kapsamlı boya, tadilat ve temizlik çalışması başlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir'de denetimli serbestlik yükümlüleri, Cemal Mümtaz Sosyal Bilimler Lisesinde geniş kapsamlı boya, tadilat ve temizlik çalışması başlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Okulların yaz tatiline girmesini fırsat bilen denetimli serbestlik yükümlüleri, Eskişehir'de bulunan Cemal Mümtaz Sosyal Bilimler Lisesinin tadilatı için kolları sıvadı. Kamu yararına çalışma yükümlülüğü kapsamında yürütülen faaliyetlerle, okulun yeni eğitim-öğretim dönemine en iyi şekilde hazırlanması hedefleniyor. Çalışmalarla okulun tüm sınıfları ve ihtiyaç duyulan diğer tüm kapalı alanları yükümlüler tarafından titizlikle boyanıyor. Boya ve tadilat işlerinin yanı sıra okulun dış görünümüne ve hijyenine de büyük önem veriliyor. Bu doğrultuda okul bahçesinin temizliği ve genel çevre düzenlemesi de yine yükümlüler tarafından gerçekleştiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, GÜNCEL HABERLER, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.mansetgazetesi.net/eskisehirde-yukumluler-okulda-boya-tadilat-ve-temizlik-calismasi-baslatti</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/eskisehirde-yukumluler-okulda-boya-tadilat-ve-temizlik-calismasi-baslatti.jpg" type="image/jpeg" length="43489"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tatile gideceklere doğal bronzlaşma reçetesi]]></title>
      <link>https://www.mansetgazetesi.net/tatile-gideceklere-dogal-bronzlasma-recetesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetgazetesi.net/tatile-gideceklere-dogal-bronzlasma-recetesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Deniz sezonunun açılmasıyla birlikte tatile gidecek vatandaşlara uyarılarda bulunan Eskişehirli aktar Koray Özkılıç, havuç, kakao ve jojoba yağlarıyla hazırlanan doğal karışımların cildi besleyerek sağlıklı ve kalıcı bronzlaşma sağladığını, aynı zamanda güneş yanıkları ile cilt kanseri riskini en alt seviyeye indirdiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Deniz sezonunun açılmasıyla birlikte tatile gidecek vatandaşlara uyarılarda bulunan Eskişehirli aktar Koray Özkılıç, havuç, kakao ve jojoba yağlarıyla hazırlanan doğal karışımların cildi besleyerek sağlıklı ve kalıcı bronzlaşma sağladığını, aynı zamanda güneş yanıkları ile cilt kanseri riskini en alt seviyeye indirdiğini söyledi.</p>

<p>Deniz sezonunun açılmasıyla birlikte tatile gidecek olan vatandaşlar bronzlaştırıcı ürünlere yönelirken, Eskişehirli aktar sahibi Koray Özkılıç, sağlıklı ve kalıcı bronzlaşma ile ilgili konuştu. Yaz aylarında güneşin zararlı ışınlarına direkt maruz kalmanın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Özkılıç, kimyasal ürünler yerine doğal yağlardan hazırlanan özel terkiplerin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>'Hazırlanan özel terkip kalıcı bronzlaşma sağlıyor'</p>

<p>Vatandaşların denize girmeden önce koruyucu faktörlü ürünler kullanabileceğini ifade eden aktar Koray Özkılıç, 'Deniz sezonunun açılmasıyla birlikte insanlar denize doğru, tatile doğru gitmeye başladı ama göremedikleri, dikkatlerinden kaçan bir olay var; denize girmeden önce faktörlü ürünleri kullanarak doğal güneşten korunma sağlayabilirler. Fakat bunun dışında havuç yağı, kakao yağı, jojoba yağı gibi yağlarla hazırlayacakları terkibi de eğer vücutlarına sürerlerse sağlıklı bir bronzlaşma, kalıcı bir bronzlaşma elde etmiş olurlar' dedi.</p>

<p>'Direkt güneşe maruz kalan cilt kansere hazır hale gelir'</p>

<p>Doğal yağların Afrika'da bile cildi korumak için kullanıldığına dikkat çeken Özkılıç, 'Bu yağlar aynı zamanda güneşin cilde verdiği zararı yok etmekte ve güneşe bağlı olarak yanıkların en alt seviyede oluşmasını sağlamaktadır, cildi beslemektedir. Afrika'da direkt güneşe maruz kalan vücutlar bu yağlar sayesinde rahatlıkla bronzlaşmakta ve ciltleri korunmaktadır çünkü bugün basite indirgediğimiz olay, ileri safhalarda cilt kanserine sebebiyet verebilmektedir. Çünkü direkt güneşe maruz kalan cilt kansere hazır hale gelir. Hele hele bizim gibi ciltleri beyaz olan toplum olduğumuz için özellikle üstüne basa basa vurguluyorum; havuç yağı, kakao yağı, jojoba yağı kullanılması gerekir' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Doğal terkipler 350 lira'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Piyasadaki koruyucu ürünler ile aktarlarda hazırlanan doğal karışımların fiyatlarını da karşılaştıran Özkılıç, son olarak şunları söyledi:</p>

<p>'Koruyucu faktörlü yağlar fiyatları 500 lira; havuç, kakao, jojoba yağından hazırlanan terkipler de 350 lira.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, GÜNCEL HABERLER, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.mansetgazetesi.net/tatile-gideceklere-dogal-bronzlasma-recetesi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/tatile-gideceklere-dogal-bronzlasma-recetesi.jpg" type="image/jpeg" length="48460"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çırak sıkıntısı ayakkabıcılarda gece mesaisini zorunlu kıldı]]></title>
      <link>https://www.mansetgazetesi.net/cirak-sikintisi-ayakkabicilarda-gece-mesaisini-zorunlu-kildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetgazetesi.net/cirak-sikintisi-ayakkabicilarda-gece-mesaisini-zorunlu-kildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas'ta yıllarını mesleğe adayan kunduracılar çırak bulamıyor. 40 yılı aşkın süredir kunduracılık yapan Gökhan Uygur, 'İşler arttı, çırak olmamasından gece geç saatlerde kadar çalışıyoruz. Sivas'ın geceleri nöbetçi kunduracısı oldum' diye konuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas'ta yıllarını mesleğe adayan kunduracılar çırak bulamıyor. 40 yılı aşkın süredir kunduracılık yapan Gökhan Uygur, 'İşler arttı, çırak olmamasından gece geç saatlerde kadar çalışıyoruz. Sivas'ın geceleri nöbetçi kunduracısı oldum' diye konuştu.</p>

<p>Artan ayakkabı fiyatları sonrası ayakkabılarını tamir ettirmek isteyenlerin kunduracılara olan ilgisi arttı. Sivas'ta ayakkabıcılık mesleğinde yaşanan çırak sıkıntısı da atölyelerdeki iş yükünü her geçen gün artırıyor. Çırak bulunamaması nedeniyle ayakkabı tamircileri, yoğun tamirat taleplerini karşılayabilmek için mesailerini gece saatlerine kadar sürdürüyor. Bir dönem yaz tatillerinde çocukların çırak olarak meslek öğrenmek için geldiği atölyeler şimdi sessiz kaldı. Çırak eksikliği nedeniyle müşteri karşılamadan tamirat işlerine kadar tüm süreç tek usta tarafından yürütülürken, gündüz tamamlanamayan işler gece saat 00.00'a kadar süren mesailerle yetiştiriliyor.</p>

<p>Sivas'ta 40 yıldır ayakkabı tamiri yapan Gökhan Uygur, mesleğin kanayan yarasının çırak yetişmemesi olduğunu dile getirerek, 'İşleri yetiştirebilmek için Sivas'ın gece nöbetçisi ayakkabıcısı oldum' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Tek başımıza mücadele etmeye çalışıyoruz'</p>

<p>İnsanların artık çocuklarının zorlanmadan para kazanmalarını istediklerini dile getiren Uygur, '50 yaşındayım ve yaklaşık 40 yıldır bu işle uğraşıyorum. Ayakkabıcılık mesleği bize babadan gelme. Bizim mesleğin kanayan yarası çırak olmaması. Şu anda çocuğunu çırak olarak getirmek isteyen insanlar, çocuğun hiçbir şey bilmemesine rağmen çok iyi paralar talep ediyor. Her aile, çocuğumuz bir şeyler yapmadan, zorlanmadan çok iyi paralar kazansın, bir yerlere gelsin istiyor ama öyle bir şey yok. Şu anda da insanların düşünceleri maddiyat olduğu için çocuklarının alacakları para da tatmin etmediğinden dolayı bizler de çırak bulamıyoruz. Bu dönemde işlerimiz yoğun. Tek başımıza mücadele etmeye çalışıyoruz. Çırağın şu anki görevi bana çay söyleyecek, müşteriyle ilgilenecek ama maalesef şu anda bu işleri elimizdeki işi bırakıp ben yapıyorum. Biz de burada zamanla yarışarak müşterinin ayakkabısını yetiştirmeye çalışıyoruz' diye konuştu.</p>

<p>'Gece arayıp 'Ayakkabıcı açık mı?' diye soruyorlar'</p>

<p>Müşterileri mağdur etmemek için geceleri de çalıştığını belirten Uygur, 'Yaptığımız işler ince işçilik gerektiren işler. Böylesi durumdan dolayı da yetiştiremiyorum ve gece saat 00.00'a kadar çalışıyorum. Önceden aileler, okullar tatil edildiği zaman çocuklarını çırak olarak yanımıza getiriyorlardı ancak artık getirmiyorlar. Bizler de bu durumdan dolayı işleri yetiştirebilmek için artık gece nöbetçisi ayakkabıcı olduk. Müşteriyi memnun edebilmek için gece 00.00'a kadar çalışıyorum. Sivas'ta gece nöbetçisi ayakkabıcı oldum. Gece arayıp 'Ayakkabıcı açık mı?' diye soruyorlar ve gece de ayakkabı gönderip tamir ettiriyorlar. İşlerimiz gündüzden yetişmiyor. Gündüz sadece ayakkabı tamiri yaptırmak için gelen müşterilerimiz de olmuyor. Bir müşteri geldiği zaman hemen hemen yarım saatimi alıyor. Böyle olunca da iş aksıyor. Gece çalışıp ertesi güne teslim edeceğin ürünü geceden yapman gerekiyor. Başka türlü de yetişmiyor' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL HABERLER, Haberde insan, Sivas</category>
      <guid>https://www.mansetgazetesi.net/cirak-sikintisi-ayakkabicilarda-gece-mesaisini-zorunlu-kildi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetgazetesinet.teimg.com/crop/1280x720/mansetgazetesi-net/uploads/2026/07/agency/iha/cirak-sikintisi-ayakkabicilarda-gece-mesaisini-zorunlu-kildi.jpg" type="image/jpeg" length="48478"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
